Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Camlı Ahşap Kapı’

  • Ağaç desenli 2,3,4 ve 6 göbekli 4 farklı model seçeneğimiz mevcuttur.
  • Kasalar ayarlanabilir biçimde üretilmiş olup çivi kullanılmamaktadır.
  • Kapının çevresinde conta mevcut olup hava ses yalıtımı sağlamaktadır.
  • Sipariş verildiğinde yerinde ölçü alınarak, o ölçülerde özel üretim yapılmaktadır.
  • İsteğe bağlı olarak cam yeri açılmış olarak üretim yapılabilmektedir.
  • Otel tipi kapı kolu standart olarak kapıya dahildir.
  • Standart renklerimiz dışında patina (eskitme boya) veya istediğiniz özel bir renkte üretim imkanı mevcuttur.
  • • Sahip olduğu üretim teknolojisi sayesinde Amerikan panel kapılar son derece dayanıklıdır.
    • Seri ve sorunsuz üretim sistemi ile kaliteli ve ekonomiktir.
    • Petek dolgu malzemesi ve özel sereni ile dışarıdan gelecek baskılara ve bükülmelere karşı dirençlidir, zamanla deforme olmaz.
    • Panel üretiminde kullanılan özel dokulu sac kalıplar yüzeylere gerçek ahşap görünümü verir.
    • Özel kasa yapısı ve fitil sistemiyle ses ve ısı yalıtımına sahiptir
    • Kaliteli menteşe ve kilit sistemleri ile yıllarca ilk günkü konforu yaşatır
    KAPI KANADI:
    1- Kapı kanatlarında nem oranı %12’ye düşürülmüş masif karkas kullanılmaktadır.
    2- Serenler 31×70 mm. çift alt başlık kullanılmaktadır.(çoğu amerikan kapı 31×45 dir dikkat)
    3- Kilit yuvası açılacak kısımda 31×45x400mm. kilit takviyesi kullanılmaktadır.
    4- İç dolgusu:
    • Hücre çapı 22mm. altıgen petek şeklinde, petek kalınlığı 32 mm.’dir.
    • Özel formüllü kraft hamurdan imal edilmiş 20.00kg/m2 dayanımlıdır.
    • Peteğin her iki yüzünde tutkalla kapanmayacak şekilde havalandırma kanalı vardır.
    • Kanadın her iki yüzü Doorpan HDF kapı paneli ile (3.2mm. kalınlığında) sıcak pres 
Reklamlar

Read Full Post »

KAPI HAKKINDA TEKNİK BİLGİLER 

AHŞAP KAPILAR
Kapı:Bina içindeki veya dışındaki açıklıları örten yapı elemanıdır. Görevi, iç hacimlerden birbirine geçmeyi,dışarıdan iç hacimlere girmeyi ve hacimlerin birbirine karşı kapanmasını sağlamaktır. Bu kapanış sağlanırken emniyetin de sağlanması gerekir. Dış kapı olması halinde ise her çeşit dış-etkenlere karşı koruyucu olması, binanın dışa karşı da emniyetini sağlaması gerekir. Kapıların büyüklük ve kanat sayıları,bina içinde veya dışında olduğuna göre binanın tümü veya iç hacim boyutları ile uygun oranda seçilmiş olmalıdır. Bir iç kapının bulunduğu hacimlerin fonksiyon ve önemine göre, değişik malzeme ve boyutlarda olması mümkün olduğu gibi, bir dış kapının da bina ana girişini belirlemesi nedeniyle etkileyici ve belirgin bir yeri ve görünüşü olmalıdır. Dış kapının, binanın pencereleriyle beraber bulunması nedeniyle hep birlikte uygun bir oranda düzenlenmiş olması gerekmektedir. İç kapıların planın gerektirdiği sayıda ve doğru düzende yerleşmiş olmaları gerekir. Yanlış yerlere gereksiz konan kapılar, iç hacimlerin görünüşünü bozar ve özellikle eşya yerleştirilmesini zorlaştırır. Ayrıca, kapıların açılış yönlerinin de doğru olması gerekir.

l)Kapının Plandaki Yeri Kapılar binada içte ve dışta olmak üzere birbirinden tamamen ayrı iki noktada bulunur. İç kapılar, oda kapıları,mutfak5 banyo, wc gibi hacimlerde,bodrum katı hacimlerinde ve toplu konut giriş kapıları olarak görev yaparlar. Dış kapılar, bina esas giriş kapıları, garaj, ahır ve bahçe kapılarıdır.

2)Kapılarda Açılış Yönü ve Duvardaki Yeri Kapılar iç ve dış kapılar olarak ayrıldıklarına göre bulundukları bölüme göre de değişik yönlerde açılabilirler. İç kapılar, hacim içine doğru ve dışına doğru açılırlar. Konutlarda hacim içine doğru açılırlar, toplu çalışılan hacimlerin kapıları koridor tarafına açılırlar. Duvar ortasına yerleştirilen kapı, büyük hacimlerde etkili bir görünüş sağlar. Küçük hacimlerde ise böyle bir uygulama eşyaların yerleştirilememesi nedeniyle umumiyetle resmi yerlerde; sınıflar, büro, sinema ve okul gibi yerlerde ise herhangi bir tehlike anında kapılar dışa doğru açılır. Böylece tehlike anında kaçış için kolaylık sağlanır.

3)Kapılarda Genişlik ve Yükseklik Kapılar bulundukları hacimlere göre genişlik ve yükseklik gösterir. Kapıların temiz boyutları kaba yapıda tespit edilir ve uygulama projelerinde ve detaylarda gösterilir. Kapı boşlukları bırakılırken yanak kısımların düzgün ayarlanması ve yükseklikte ise kasaların birleşme mesafesi ve döşeme mesafeleri dikkate alınmalıdır. Kapılarda genişlik yaşma hacimleri için en az 80cm,standart ise 90cm olmalıdır. Bu genişlik daire girişlerinde l00cm olmaktadır. Ayrıca duş, wc gibi yerlerde genişlik 60cm yeterli olabilir. Bahçe kapılarında ise 180-250 cm arasında yeterli görülür. Kapı yükseklikleri binalarda 205-215 cm arasında olmaktadır. Dükkan, işyeri gibi büyük hacimli yerlerde 250-300cm olabilir. Bu genişlik ve yükseklik değerleri çift kanatlı kapılarda 140-180cm genişlik, okullarda 95-100 cm, tiyatro, toplantı salonu gibi umumi ve resmi yerlerde bu değerler kişi sayısına göre değişmektedir. Sinemalarda, 600 kişiye kadar hacimlerde her 125 kişi için genişlik 100cm;600 kişiden fazla olan hacimlerde ise her 165 kişi için l00cm genişlik ayan yapılmalıdır. Büyük mağazalarda, her l00m2 için 30cm, ayrıca üst katlarda en az l00cm kapı genişliği olmalıdır. Ahır kapılarında genişlik tek kanatlı kapılarda 125cm; iki kanatlılarda ise 165cm olmalıdır. Yükseklik ise 220cm normaldir. Garaj kapılarında genişlik 195-220cm;yükseklik de 195-220cm olmalıdır.

4)Kapıların Kanat Açılışına Göre Tipleri
a)Sağa ya da Sola veya Dışa Açılan Kapılar: en yaygın kullanılan kapı açılış şeklidir. Eğer kapı sağa açılıyorsa sağa açılan kapı; sola açılıyorsa sola açılan kapı adını almaktadır. Binalarda genellikle bu kapılar kullanılır. Oda kapıları içe doğru,bina giriş kapıları da içe doğru, tiyatro, sinema gibi yerlerde tehlike anında kaçışın kolay olması için dışa doğru açılırlar. Bu kapılar tek kanatlı olabileceği gibi çift kanatlı da olabilir. Bu kapıların açılış yönleri, sadece bir hacme açılacaksa kanatlardan birisi küçük olu eğer ayrı hacimlere açılmaları söz konusu ise kanatlar birbirinin aynı olur. Bu tip kapılar genellikle postane, istasyon gibi yerlerde kullanılır. Ayrıca üç veya daha çok kanatlı olan kapılarda kasaya menteşe ile bağlı kanada öteki kanatlar da asılmıştır. Asılan kanatlar aynı boyutta veya daha küçük olabilirler.
a)Çarpma Kapılar: Her iki yöne de açılan kapılardır. Özel yaylı menteşe sayesinde iki tarafa da hareket edebilir. Giriş çıkışın fazla olduğu binalarda, büyük mutfaklarda görevlilerin devamlı giriş-çıkışı için çok uygundur. İki taraftan da gelenlerin görülebilmesi için camlı yapılırlar. Tek kanatlı veya çift kanatlı olabilirler. Kanatlar ister çift isterse de tek olsun kanat veya düşey kenarların birbirine çarpmaması için aralarına 3 mm kadar boşluk bırakılması gerekir. Kapıların kilitlenmesi içinse döşeme veya lentolara yapılan sürgüler sayesinde uygulanır.
b)Katlama Kapılar: Bu kapılar geniş açıklıkların örtülmesi için elverişli olurlar. Kanatlar katlama ve sürme hareketini birlikte yaparlar. Kanatlar ya bir duvar tarafına veya her iki tarafa açılarak katlanmış halde toplanırlar. Katlama kapılar, lentoya iki kanatta bir olmak üzere menteşe doğrultusunda asılırlar. Kanat genişlikleri birbirine eşittir. Bu kapılar gerekirse yanaklarda hazırlanmış nişler içinde toplanır.
c)Armonik Kapılar: Kanatlar yalnız ortalarından lentodaki raya asılmıştır. Kanat tek tarafa ya da sağa-sola toplanır veya duvar nişi içine toplu halde girer. Normal kanatlar eşit genişlikte ve 60-80cm dir. En çok 90cm ye kadar çıkabilir. Sabit kasaya bağlı ilk kanat normal kanatların yarı genişliğindedir. Kanatların lentoya ortadan asılması nedeniyle ayrıca eşikte ray kullanmak zorunlu değildir. Ancak 2,5 kanattan fazla kanat olması halinde ray kullanmak gerekir.
d)Akordeon Kapılar: Bu kapılar,metal makaslardan oluşan bir iskelet sistemi üzerine iki paçadan oluşan birbirine mafsallı ahşap plakalar veya bükülebilir malzeme olarak yapay deri (PVC kaplı kumaş) ile iki yüzeyi kaplanmıştır. İki yüzeyin kaplanmış olması nedeniyle arada kalan hava tabakasının oldukça yalıtıcı etkisi vardır. Ayrıca ses yalıtıcı (cam yünü) ilavesi ile ses yalıtımı sağlanır. Akordeon kapılar, lento da derin kasaya asılı duran veya gömülü olarak yerleştirilen ray ve makaralar sadesinde sürülür; veya lento da makarasız olarak raya takılıdır. Buna karşın eşikte bil yalı yataklar yardımı ile hareket ettirilir. Doğrudan tavan yüzünde hareket eden akordeon kapıda ray,tavana sıva ile aynı düzlemde kalacak şekilde gömülür veya varsa tavan kaplaması arasına girerek gene aynı düzlemde kalır. Tavana asılan raylar yarıçapı 1.20 m daire olacak şekilde bükülebildiklerinden dalgalı olarak geniş bölmeler halinde de uygulanabilirler ve tek veya çift taraflı olarak sürülebilirler.
e)Teleskop Kapılar: Tek veya çift katlı olarak imal edilen teleskop kapılar yan yana ya da iç içe sürülebilirler. Sürülen ilk kanat açılış sırasında kendinden sonra gelen kanatları da birbirine takılan çıtalar yardımı ile sürükleyerek açar ya da kapatır. Duvar önüne açıkta uygulanan teleskop kapılar, yalnız dış kapı olarak tertiplenirler. İç kapılar için kanatların duvar cebi içine girmeleri mümkündür. Sürme takım olarak sürme kapı takımlarından uygun olanı kullanılır. Her kanat için ayrı sürgü takımı kullanmak gerekir. Çift cidarlı teleskop kapı ses yalıtımı açısından iyi sonuç verir. Bu nedenle toplantı gibi hacimlerde kullanılır. İç içe giren bu kapılarda ortada kalan iki kanat tek katlı, ses yalıtımı sağlanmış kanatlardır. Sıkma kanat olarak imal edilmişlerdir. Ancak geri kalan kanatlar tek katlı orta kanatları ve kendinden sonra gelenleri içine alacak şekilde kutular halindedir. Lentoya rastlayan kasa her kapı kanadı kalınlığı için ayrı ayrı genişlikte kanallara ayrılmış olduğundan,kapalı durumda geçirimsiz bir kapanış sağlanmış olur. Döşemede kanatlar altındaki yalıtıcı bant veya fırçalarla döşemeye sıkıca bastığından burada da kapanış geçirimsiz kapanış sağlanır. Teleskop kapının tamamen duvar içine gömülebilmesi için gerekli duvar içi cep boşluğu bırakılması, projelendirme sırasında kapının yapımında uzman firma ile beraber çalışılması, tavsiyelere ve diğer teknik özelliklere önem verilmesi gerekir.
f)Garaj Kapıları: Garajlarda,büyük menteşelerle asılı ağır kanatlı kapılar yerine mafsallı sürme kapılar kullanmak daha pratik olmaktadır. Sürülüş ya yalnız bir tarafa ya da büyük kapılarda olduğu gibi iki kanat, ayrı ayrı sağa sola ayrılır. Bu kapılarda ilk kanat,yana sürülüşü kolaylaştırmak için yan dönel kanat olarak düzenlenir. Bu yan dönel ilk kanat,garaja giriş çıkışı da sağlar. Bu kapılar yatay sürülerek açılabildikleri gibi,düşey sürme veya basküllü olarak da açılabilirler. Her iki açılışta da kanat ağırlığının, karşı ağırlıklarla dengelenmesi ya da bir motordan yaralanılması gerekir.
g)Döner Kapılar: Bina esas girişinde rüzgar ve soğuğun içeri girmesini engeller. Bir eksen etrafında 2,3,4 kanat halinde olurlar. Giriş çıkışın çok olduğu umumi ve resmi yerlerde kullanılırlar. İki kanatlı döner kapılar hava akımını tam önleyemediği için pek kullanılmaz. Kapı ortasında bir mile bağlanarak bir silindirin içinde hareket ederler. Yazın kapılar toplanarak iç hacmin hava alması sağlanır.
h)Sürme Kapılar: Kapıların içe veya dışarı açılması mahzurlu olduğu durumlarda sürme kapılar kullanılır. Kanatlar üstten lentoya, ray üzerinde hareket eden makaralar yardımı ile asılıdır. Ayrıca alttan döşeme içine gömülmüş raylar yardımı ile sarsılmadan, yalpasız hareket eder. Bu kapılar duvar önüne sürülecek şekilde ya da duvar arasına gizlenecek şekilde yapılır. Tek veya çift kanatlı yapılır.

Kapılarda Kasa Çeşitleri

l)Telaro Kasa: Kapılarda,kalınlığı kapı kanadı kalınlığında olan (45mm)sabit bölüme, pencere telarosundan farklı olmaması nedeniyle bu adı alır. Telaro kasa, duvar yanak yüzeylerinin ayrıca kaplanması gerekmediği hallerde kullanılır. Genişlikleri duvardaki bağlanış biçimine göre değişiklik gösterir. İç kapılarda kullanılmakla beraber dış kapılarda, ahşabın korunması suretiyle kullanılır. İç kapılarda, kapı boşluğu yanakları dişsiz olması nedeniyle konum yeri ortada veya duvar yüzeyiyle aynı düzlemde kalabilir. Dişli bitişlerde diş derinliği üzerine basar. Telaro kasada gömme takozlara gerek yoktur;bu kasalar duvara demir kenetlerle bağlıdır.

2)Blok Kasa: Dış kapılarda genellikle ağır olan kanat, boyutları büyük olan blok kasa üzerine asılıdır. Çift katlı dış kapılarda blok kasa kullanılması kalınlaşan kapı kanadıyla detay bakımından daha uyumlu çözüm vermektedir. Blok kasalar dişsiz duvarda,kanadın açıldığı tarafa, duvar yüzüne, duvar yanaklarına ya da dişli biten duvarda diş içine otururlar. Blok kasaların duvara bağlantısı demir kenetlerle olur. Blok kasalar çıtalar yardımı ile veya kendinden profillendirilerek zengin görünüş elde edilir.

3)Derin Kasa: Duvarın yanak kısmını tümü ile örten bir kaplama durumundadır. Duvar köşelerinde sıva bitişini korur; duvar köşelerinin açık bırakılması mümkün olmakla beraber sıvanın kırılma ve açılma sakıncası her zaman vardır. Derin kasa bitişleri sıva ile kasa bileşimindeki ara kesitin örtülmesi için yeterli değildir. Bunun için kasa ile sıva birleşim yerlerine çıta çakılır (Pervaz). Derin kasalarda derinlik duvar kalınlıklarına göre belirlenir. Kapı boşluğuna takozlarla bağlanır. Kör kasa kullanılması duvar-kasa bağlantısı için daha uygun olur. Sıvaya mastar olur ancak ekonomik olmadığından uygulanmaz. Bazı kasa derinlikleri: 1/2 tuğlalık duvarda kasa derinliği: 9 + 4=13cm l tuğlalık duvarda kasa derinliği: 19 + 4 = 23cm l ‘/2 tuğlalık duvarda kasa derinliği: 29 + 4 = 33\cm Ayrıca bugün pek kullanılmayan iki tuğla kalınlığında kasa derinlikleri de mevcuttur (3 9+4=43 cm).

4)Karma Kasa: Telaro,blok ve derin kasanın birleşmesinden oluşan kasalardır. Bu kasalar gizli kapı, çarpma kapı ve çift kapı gibi özelliği olan kapılarda kullanılır. Çift kapılarda aynı yöne açılan kanatlarda birinin daha küçük olması gerektiğinden küçük kanadın açılabilmesi için derin kasaya telaro kasanın eklenmesi gerekir. Duvar yüzü ile aynı düzlemde kalması gereken ve gizli kapı adını alan kapıların da bulunduğu iki hacimden birinde belirsiz kalabilmesi; kumaş veya kağıt kaplanabilmesi için derin kasaya blok ya da telaro kasa eklenmelidir. Çarpma kapılarda yalnız telaro ya da blok kasa uygulamak ve kanadı bu kasalara asmak mümkün olmakla beraber tek başına bakılırsa,duvarın her iki yüzünde köşeler sıvanmış halde açık kalır, kırılıp bozulma durumu oluşur. Ayrıca itinalı kapı yapımında derin kasa kullanılmaması görünüşü olumsuz etkiler.

İç Kapılarda Kanat Tipleri

a)Lata Kapı Kanadı: Kiler, depo benzeri içersinin havalandırılması gereken hacimler için elverişli olurlar. Ahşabı rendelemeden kullanmak mümkündür. Genellikle geçme ve tutkallamaya gerek yoktur. Bağlantılar yalnız çivilerle sağlanır. Bu nedenle bu kapılara çakma kapı da denir. Latalar 30/50mm ya da 26/50mm’dir. Piyasada bulunabilecek daha değişik boyuttaki ahşaptan yararlanmak ta mümkündür. Kanadın iki yanlarında seren olarak 120-150mm genişlikte ahşaplar kullanılır,gerek seren gerekse latalar kuşaklarla birleştirilir ve kanadın sarkmasını önlemek için üst kuşakla alt kuşak arası bir çaprazla birbirine birleştirilir? Çapraz ahşabı en az seren genişlik ve kalınlığında seçilir. Çiviler lata ve kuşak toplam kalınlığından daha uzun olarak seçilir. Çakılmada boşta kalan çivinin ucu kıvrılır ve kuşak üzerine geri çevrilerek çakılır. Lata kapılar doğrudan kasasız olarak duvar sıvası üzerine bastırılır.
b)İçi Masif Tablalı Kanat: Bu tip kanatlar,gerek iç gerekse dış kapı kanatlarında,gereksinmeye göre çatkı kalınlığında,45mm ya da en az 35-36 mm kalınlığında ahşapla doldurulabilir. Banyo,mutfak gibi nemli hacimlerde iç tarafta oluşabilecek yoğuşma sularının geçmelere girmeden akması sağlanır. Çatkı içi masif dolgunun oldukça değişik şekillerde tertiplenmesi mümkündür. Yatay, düşey, eğimli, profilli çizgilerle, dar ya da geniş aralıklı olabilirler. Ahşap genişlikleri lata yahut padavra genişliğinde olabilir. Ekler ise zıvana -lambalı ya da kinişli olabilir. Kiniş çıtaları, masif ahşap, kontrplak veya alüminyum lamalardan olabilir. Masif dolgu ahşabının genişlikleri 8-10cm olarak seçilebilir. Masif dolgunun çatkı ile bağlantısı zıvana-lambalıdır.
3)Sıkma Kapılar: Memleketimizde fabrika yapısı olarak da bilinirler. Kanat yüzeyleri tamamen düzdür. Kontrplak kaplamalar, hazırlanmış taşıyıcı bir iç çatkı üzerine kaplanır. Çatkı kapısı normal sıkma kapılarda da tablalı kapı çatkısından farklı değildir. Tabla yerini çeşitli aralıklarla sık veya seyrek bir ıskara dolgu alır. Çatkıyı dolduran ıskara boşluklarının l0cm kadar geniş tutulması yeterli olduğu gibi, normal çatkıda (120-140mm) genişliğinde ağaçların kullanılması da mümkündür. Iskara, petek ve dolgunun dış kaplama üzerine ayrıca ince kaplama yapılırken preste ezilmeyi önlemek için yeter derecede rijit olması gerekir. Kanatların taşıyıcı iskeleti,yan yana gelen 20-50mm geniş çıtalardan veya 5-6mm geniş çubuklardan oluşabilir. Gerek çıtalar gerekse çubuklar aralarında birbirine yapışık değildir. Kontrplak bu çıta veya çubuklara yapışır. Yukarıda belirtildiği gibi diğer prese ahşap lif levhalar, sıkma kapılarda kaplama olarak kullanıldığında 4-6 mm kalınlık yeterli olur. Sıkma kapılarda kontrplak kaplama yerine sıkıştırılmış sert ahşap levhalarda kullanılabilir, kanadın yapımı ve tutkallama sırasında, yapım yerinin durumuna bağlı olarak boşluklar nemlenebilir, bu nedenle sıkmanın iç boşluğunun havalandırılması gerekir. Kanat içinde hava akımım sağlamak için yatay çıta veya kuşaklara delik açılmalı veya seren kenarında 1,5-2 cm boşluk bırakılır. Kontrplak kaplama kapılar genel olarak yağlı boya ile boyanır veya cilalanır, cila üstüne ince levhalar kaplanabilir.
4- Çatkı içi camlı kanat: Çatkı içi tabla veya masif dolgu kapılar camlı kapı olarak ve dolgu yerine cam takılarak imal edilebilirler. Camlar iç kapılarda çıtalar yardımıyla yerine oturtulur. Cam boyutlarının küçülmesi ve görünüş bakımından değişiklik arzu ediliyor veya gerekiyorsa camların pencerelerde olduğu gibi kayıtlarla bölünmesi de mümkündür. Büyük tek parça camlı olarak düzenlenmesi gereken kapılarda, cam kalınlığının ve ağırlığının artması nedeniyle, çatkı ahşabının kesit boyutları da arttırılır. Cam çıtalarında geleneksel zengin profillerden yararlanılabileceği gibi günün koşullan gereği daha sade ve makine ile kolayca yapılabilecek profiller daha kolay yapıma olanak sağlar. Özellikle temizleme bakımından sade profiller kullanılır. Çatkı içinin tek parça büyük camla tertiplenmesi mümkün olmakla beraber kanadın çarparak camın kırılmasına neden olabileceği için, böyle bir sakıncanın söz konusu olabileceği durumlarda tekli tertipten vazgeçmek gerekir. En uygun çözüm, camın kayıtlarla uygun oranlarda, daha küçük parçalara bölünmesidir. Gerek iç, gerekse dış kapı camlan yerine macunla oturtulur, ayrı olarak takılan çıtalar dış kapılarda kanadın iç tarafına getirilir. Camların, çatı kenarına ve kayıtlara oturtulabilmesi için yeter derinlikte (en az 10 mm) faturalar açılır. Camın tam olarak oturabilmesi için faturanın içi 1,5- 2 mm kalınlıkta macunlanır, cam, bu macuna bastırıldıktan sonra çıta ile sıkıştırılarak sallanması önlenir, bina içinde kalan camlı kapı ve camekanlarda kullanılan çıtalar kanatta kullanılan ahşaptan yapılır. İnce profilleri olan çıtaların, yağlı boya ile boyanması söz konusu olsa da profil açılmasına elverişli sert bir ağaç kullanmakta yarar vardır. Bu çıtalar yağlı boya kanat üzerine cilalı olarak da uygulanabilirler. Camlı kapı ve camekanlarda kullanılacak cam kalınlıkları canı boyutlarına göre seçilir; İnce camlarda 1.8 mm 60×180 cm Orta kalınlıkta 2.8 mm 120×220 cm çift kalınlıkta 3.8 mm 140×240 cm. Kırılıp dağılma ve tehlike yaratma sakıncası olan kapı ve camekanlarda telli camlar kullanılır. Camlı kapı yapımı için çatkılı sistemin seçilmesi zorunlu değildir, sıkma kapıların da camlı kapı olarak tertiplenmesi mümkündür. Ancak sıkma kanat üzerine, sabit olarak oturan ve camı çerçeveleyen çıtalara gereksinme vardır.
a)Çatkı içi tablalı kanat : Tabla, çatkı alanı veya alanlarını dolduran tek parça görünüşlü bir elemandır, Tabla 15-22 mm kalın ahşaptan oluşur, genişliği kanat genişliğine bağlı ve değişkendir. Normal kanat genişliği 90 cm kabul edilirse tabla genişliği için 65 cm kalır ki tek parça ahşapla doldurulması mümkün değildir. Bu nedenle tablanın parçalı olarak hazırlanması gerekir. Ekler, düz yapıştırma, zıvana- lamba, kinişli veya dişli olarak gerçekleştirilebilir. Tabla çatkı bileşimleri zıvana -lamba eklerle sağlanır, zıvana derinliği 12-15 mm’dir. Lamba 2-3 mm kısa tutulur, böylece çatkı ve tablanın bağımsız çalışmaları sağlanmış olur. lamba ve zıvana genişliği çatkı kalınlığının 1/3 ü kadardır. Çatkı içi tabla dolgu için hazır plaklardan yararlanmak da mümkündür. Tabla yapımına elverişli 20 mm kalın hazır konstrüksiyon plaklar tabla olarak kullanılabilir. Çatkı- tabla bileşimleri düz ve sade biçimlerde oluşturulabileceği gibi profillerle de süslenebilir, bu profiller çatkı üzerinde kendinden veya ayrı hazırlanmış olarak tabla- çatkı bileşim çizgisini örter. Doğramacılıkta bu profiller (Avadanlık) adını alır. Doğrudan çatkı ahşabı üzerine açılan profiller (kendinden avadanlık) dışarıda hazırlanıp takılanlar (eğreti avadanlık) olarak adlandırılır. Eğreti avadanlıklar çatkı ve tabla için geniş ve rahat çalışma ve zengin bir görünüş sağlarlar ve geleneksel doğramacılıkta çok kullanılmıştır.
6-Çift katlı kapılar : Bir ana taşıyıcıyı 9 kanat ile bu taşıyıcıyı bir tarafından örten ve taşıyıcı niteliği olmayan kaplamadan oluşur. Genel olarak dış kapılarda uygulanan bu sistemde kaplama dış tarafa gelir ve dış etkenlere dayanıklı ahşap türlerden seçilir. Bir kaplamayı çeşitli desenlerle oluşturmak mümkündür. Dış Kapılarda Kanat Tipleri
a) Lata Kapı: Lata kapılar bina dışında bahçe kapısı olarak uygulanabilirler. Ancak kuşak ve çapraz gibi bağlantılarında yağmur sularım kalmaması için doğru bir bileşim sağlanmalı ve özellikle açıkta kalan ahşap boya ve diğer koruyucularla korunmalıdır. Genellikle çakma kapı adım alan bu kapılarda, temiz rendeli çıtaların aralıklı olarak çakılması ve sadece seren ahşaplarının daha geniş ahşaptan seçilerek menteşe ve kilitlerin rahat oturması sağlanır. En az iki kuşak ve bir çapraz ağaçla kanadın sarkması önlenir, çıta boyutları 5*5 cm aralıkları 5 cm olabilir.
b)Çatkılı Dış Kapı : İç kapılarda çok uygulanan ve ana taşıyıcısı çatkılı olan sistem dış kapılarda da aynı görünüş ve biçimlendirme ile uygulanabilir. Ancak kar ve yağmur etkilerinin göz önünde tutulması, kanat-kasa, kanat-eşik bileşimlerinde bu bakımdan alınan önlemler kadar kanat yüzeyinde de çatkı içi dolgu elemanlarının, çatkı ile bileşim detaylarında suların kesitler içine girmesini önleyecek önlemlerin alınması gerekir.
c)Çatkı Tablalı Dış Kapı: Çatkılı dış kapılarda tabla uygulanabilmekle beraber,iç kapılarda olduğu gibi geniş alanlı olmaması daha olumlu görülmektedir. Çünkü, geniş tabla dış kapı için göz önünde tutulması gereken (kırılabilme)ye karşı emniyetli olduğundan kalın ahşap kullanılması gerekir. Geniş alanın tabla ile örtülmesi ahşabın çalışması bakımından da sakınca doğurabilir. Bu nedenle çatkılı dış kapıların mümkün olduğu kadar küçük tabla alanlarına ayrılması ve tablaların kalın masif ahşaptan seçilmesi uygundur. Tablaların küçük seçilmesi bir kaçının camlı ve parmaklıklı olarak tertiplenmesini sağlar. Gerektiğinde tüm tabla alanlarının camlı ve parmaklıklı yapılması da mümkündür. Çatkılı dış kapılarda başlıkların ve kuşakların serenlerle bileşimi için aynı bağlantılar uygulanır. Kilit yuvasının, kesin olarak kuşak -seren bağlantı noktasına gelinmemesi gerekir. İç kapılarda belirtildiği gibi bağlantının zayıflamasına sebep olur. Dış kapıda kapı topunun eşikten yüksekliği 120 cm olur. Çatkı ahşabının genişliği,kanat büyüklüğü ve ağırlığına bağlıdır. Çatkı ağaçları için en az genişlik 14 cm’dir. Alt başlığın 20-25 cm ye kadar çıkarılması mümkündür. Kanat görünüşünde ahşabın fazla geniş görünmemesi istenirse, kalınlığın profiller kullanılarak azaltılması mümkündür.
d)Çatkılı Masif Tablalı Dış Kapı: Çatkılı dış kapılarda,ana taşıyıcıyı meydana getiren çatkı içi aynı çatkı kalınlığında (45mm) veya 30-32 mm kalınlığında, yatay veya düşey olarak bir araya gelen masif ahşapla doldurulabilir. Çatkının düzenlenmesinde uygun görülen desene göre tek veya birkaç panodan meydana gelen dolgu yüzeyler, kar-yağmur gibi etkenlere karşı gerekli önlemler alınarak geçmelerin sudan etkilenmeyeceği bir detayla bileşimi sağlanır.
e)Çift Katlı Dış Kapılar: Genel olarak çift katlı kapılar bir ana taşıyıcı kanat ile bunun üzerine,dışa gelmek üzere kaplanan 5-15 cm genişliğinde latalardan meydana gelir. Taşıyıcı olan kanat basit bir padavra kapı olabilir. Padavra tahtaları aralarında tutkallı olarak kinişli ya da zıvana -lambalı eklerle birleşir. Taşıyıcı, çatkılı tablalı veya çatkılı masif ahşap dolguludur. Veya sıkma kanat olarak hazırlanmıştır. Sıkma plaklarda kullanılan tutkalın yağmur ve neme dayanıklı türden seçilmiş olması gerekir. Çift katlı dış kapılar için çok çeşitli dış görünüşler düzenlemek olanakları vardır. Kaplama ahşabının genişlikleri yatay, düşey, eğimli olarak uygulanmaları olanaklıdır. Ayrıca değişik ahşap profiller kullanılarak güzel görünüşlü malzemeler de elde edilir. Kaplamalar ya kapı kasası hizasına kadar, kasa dış düzlemi ile aynı düzlemde kalarak devam eder, ya da yalnız üç dış kenarda kenar çıtaları ile birleşir. Çıtalar kapatma kesitlerini ve bileşimlerini örter. Dışa gelen kaplama ahşabının taşıyıcı kanat üzerine bağlantısının,bu kaplamanın serbest çalışmasını engellemeyecek şekilde yapılması lazımdır. Bu kapılarda büyük boyutlu pencere tertiplemek mümkün değildir, kapı eksenine uyan ufak pencere ya da delik koymak yeterlidir. Bu kapılar meşe, çam, kestane veya dişbudaktan imal edilir. Sert ağaçların kullanılması halinde doğal rengini korumak amacıyla dış etkilere karşı cilalamak gerekir. Çift katlı kapılar normal sıkma kapı kanadı üzerine dış kaplama olarak ta uygulanır. Masif dolgu kapıların iç yüzeylerinin de nemli hacimlere dönük olması halinde aynen dış yüzeyleri gibi iç yüzeyde oluşacak yoğuşma sularından etkilenmeyecek, geçmelere su girmesini önleyecek şekilde detaylandırılması gerekir.
f)Çatkılı Camlı Dış Kapı: Camlı dış kapılar bina giriş holünün ayrı bir penceresi olmaması halinde kapı çatkısı içinin tamamı veya bir bölümünün camla doldurulmasıyla yapılır. Ancak camın pencerelerde olduğu gibi açık macunla yalıtılması görünüş bakımından kapı kanadında ön görülen titiz bir uygulama ile bağdaşmaz. Bu nedenle camın iç taraftan bir macun tabakasına bastırılması ve camın iç kenarlarının çıtalarla çevrilmesi gerekir. Camların iç yüzeyinde yoğuşma söz konusu ise çıtalarında ayrıca macuna gömülerek yerine oturtulması lazımdır. Çıtalar gömme çivi veya vidalarla bağlanır. Kapı kanadı üzerinde küçük ya da normal boyutta açılabilir camlı kanat gerekmesi halinde hem süsleme hem de koruyucu olarak bir metal parmaklık kullanılabilir. Cam temizliğinin yapılabilmesi için parmaklıklı camlı yüzeylerin açılabilir olması gerekir.

Kapı Yapımında Kullanılan Ahşap
Kapı yapımında kullanılan ahşap genellikle çam türü olanlardır. İç kapılarda beyaz çam, dış kapı ve pencerelerde çıralı çamlar kullanılır. Kaplama kapılarda ceviz, meşe, kiraz, zeytin, maun vb. sert ağaç türleri kullanılır.

Ahşapta Nem Ve Çalışma
Sürekli dış hava etkisinde kalacak ahşap için %12-15 nem normaldir. İç hacimler için bu nemin, doğramanın yapıya gelişi anında %8-12 olması normal kabul edilir. Piyasadaki satışa hazır ahşap %30 kadar nemlidir. Depoda bekletilerek havalandırılan ahşapta bu nem %20 kadardır; bu nedenle doğramada kullanılacak ahşabın kurutulmuş olması gerekmektedir. Fazla yaş ahşap sonradan kuruma nedeni ile, yapımdan sonra, boyutlarda tutarsızlıklara, çarpılmalara, derzlerin açılmasına neden olur, devamlı macunlama ve boyamaya ihtiyaç gösterir. Fazla kuru ahşap, doğrama yerine konduktan sonra, yapı nemi etkisi ile şişme ve deformasyonlara neden olur. Bu nedenle kapıların da pencerelerde olduğu gibi marangoz atölyesinden çıkmadan evvel astar boya ile boyanması gerekir. En doğru uygulama kapıların, yapı yerine tam boyanmış olarak gelmesidir, böylece yapı nemine karşı etkin korunma sağlanmış olur.

Ahşapta Çalışmanın Önlenmesi
Ahşap, hava nemi ve ısı etkisi ile, devamlı çalışan doğal bir yapı malzemesidir, konstrüksiyonda yanlış bir uygulama, örneğin bu çalışmaya engel olunması, yapı elemanında zararlara neden olur. Ancak, ahşaptan imal edilen her yapı elemanının çalışarak devamlı şekil değiştirmesi de pek istenmez, kapılarda çatkı içi tablalı sistemde kullanılan hazır plaklar bu bakımdan örnek olabilirler. Ayrıca birkaç tabakanın bir araya getirilerek yapıştırılması ile oluşturulan sıkma kapı kanatları da aynı örneğin devamıdır. Kontrplak ve aynı sistemde imal edilen hazır konstrüksiyon plaklar, toplam çalışmanın azaltılması bakımından en elverişli ahşap malzemelerdir. Bu çalışma hiçbir zaman (sıfır) olmaz, ancak, yapı elemanına zarar verecek büyük çalışmalar önlenir.

Hazır Konstrüksiyon Levhalar
Bu levhalar, ahşap endüstrisi tarafından piyasaya çıkartılmakta olup kapı, lambri ve her çeşit mobilya yapımında kullanılır. Memleketimizde de Makine Kimya Endüstrisi tarafından imal edilmektedir. Bu plaklar, ahşabın doğal liflerini çözerek tekrar bağlayıcılarla birleştirilmesi ve presten geçirilmesi ile elde edilirler. Birleştirmeler fenol reçinesi veya kresol reçinesi ile yapılır. Çeşitli özelliklerde imal edilen bu plaklar yalıtıcı ve sert plaklardır. Bu plaklarla imal edilen sıkma kapı kanatlarında, kanat çatkısı ile bileşimde iç köşelerin yuvarlatılması gerekir. Aksi halde, çatkının çalışması sonucu, kaplamanın üzerinde köşe çizgileri belirir.

Kapı Takımları
Kapı kanadının hareketini, kapanıp açılması ve kilitlenmesini sağlayan mekanik malzemelerdir. Hırdavat malzemesi olarak adlandırılırlar; bunlar çeşitli kilitler, menteşeler, sürgüler vb.dir.

Kapıda Boya İşleri
Ahşap kapılar, imal edildiği atölyeden çıkmadan evvel, her tarafını saran, yerine takıldıktan sonra kontrol olanağı olmayan noktaları da dahil, tümüyle en azından bir astar boya ile boyanmış olmalıdır. Ancak bu şekilde yapı neminden ve hava etkilerinden korunabilirler. Kapıların son kat boyası da, ilk koruyucu boyayı yapan firma ve aynı ustalar tarafından tamamlanmalıdır.

Hazır Kapılar
Atölye işçiliğinin fabrika imalatına dönüşmesi kapıların gerek boyut gerekse kalite bakımından standart hale getirilmesi eğilimini doğurmuştur. Standartlaşma sayesinde, imalat kalitesinin yükseltilmesi, hazır mal halinde depo edilerek, büyük sayıdaki gereksinmelerin ivedi olarak karşılanması sağlanabilmektedir.

Özel Yapım Gerektiren Ahşap Kapılar
Özel yapım gerektiren kapılar yangına, ısı kaybına, ses ve ışınlara karşı donatılmış kapılardır. Yangın etkisi bakımından, belli bir süre, kurtarma veya kaçma süresinde ateşe dayanma sözkonusudur. Normal ısı korunumu bakımından dış-iç ısı farklarının karşılanması söz konusu olan kapılarla, soğuk depoların kapılarıdır. Işınlara karşı korunum, röntgen ışınlarının yayıldığı hacimlerde kullanılan kapılar ve bağlı oldukları duvarlar için geçerlidir. Sese karşı korunum, binanın hemen bütün dış kabuğu ve buna bağlı pencere iç ve dış kapılarla bazı özel iç hacim kapılarında, hareketli ve sabit bölümler için gerekli olmaktadır.

Ahşap Kapıda Yangına Karşı Önlem
Ateşin, başka hacimlere yayılmasını önlemek için yangın çıkma tehlikesi olan hacimlerde ateşe dayanıklı kapılar kullanmak gerekir. Bazen de, ateşe dayanıklı kapının normal bir ahşap kapı yanında yer alması gerektiğinden, ateşe dayanıklı kapının da ahşaptan olması istenir. Bu kapılar için 40 mm kalın, 100 mm geniş, lifleri düzgün meşe ağacı kullanılması ve ağaçların birbiri ile bileşimlerinin, gen esert ağaçtan hazırlanmış 12×30 mm lik kinişlerle yapılması öngörülmektedir. Bu kapılarda özel tutkal kullanılması da ayrıca tavsiye edilmektedir.

Ahşap Kapıda Sese Karşı Önlem
Normal, sıkma kapılarda 1m² kapı alanı 10-12 kg gelir. Kaplama ve çatkısı ile birlikte ve normal kapanabilmesi halinde 20 dB lik bir ses yalıtımı sağlar. Derzlerin iyi kapanmaması halinde ses yalıtımı 15 dB’ye kadar düşer. Derzlerin özel profilli elastik bantlarla takviye edilmesi halinde ise 20-28 dB’lik bir yalıtım elde etmek olasılığı vardır.

Ahşap Kapıda Isı Yalıtımı
Dış kapılar, pencereler gibi derzlerinden çok fazla ısı kaybına neden olurlar ve normal konstrüksiyon şekillerinde, duvarlar kadar ısı yalıtımı sağlayamazlar. Isı yalıtımı bakımından, kapılarda derzlerin geçirimsiz olarak kapanması gerekir. Bu geçirimsizlik kapıda ses korunumu için de yardımcı olur. Isı korunumunun yeterli olmaması halinde, kapıların iç yüzeyinde su buharı yoğuşması oluşabilir. Kanadın metal kapı olması halinde, pasa dayanıklı olması, ahşap olması halinde iyi korunmuş olması bir sakınca yaratmaz.

Ahşap Kapıda Işın Korunumu
Röntgen odalarına giriş kapıları, ışınla tedavi hacimleri, radyoaktif malzeme ile çalışan laboratuar kapılarında yalıtım kurşun plaklarla sağlanır, böylece bu tür hacimlere yakın çalışan personelin zarar görmesi önlenir. Işınların şiddetine göre 1 veya 2 adet kurşun levha kullanılır. Levha kalınlıkları gereksinmeye göre saptanır.

Read Full Post »

PENCERE HAKKINDA TEKNİK BİLGİLER 
 
AHŞAP PENCERELER
Ahşap pencereler ahşabın olumlu özellikleri nedeni ile asırlardır kullanılmış bugünde aynı kullanım değerini koruya gelmiştir. Ahşap pencere iyi korunursa hava etkileri ile değişmez. Yağmura, güneşe, havadaki çeşitli gazlara, soğuk ve sıcağa dayanıklıdır. Hafiftir, gereği kadar serttir, işleme tekniği açısından uygundur, her biçime uyar, her isteği yerine getirebilir. Ahşap başka hiçbir malzemede olmayan özelliklere sahip olduğu için pencere yapımı için en uygun malzemedir. Diğer malzemelerle kolaylıkla birleştirilebilir. Değişen hava şartlarına uygun ahşap seçimi iyi bakım, gereği gibi kurutma deformasyonları önlemeye yardımcı olur. Ahşap pencere özellikle konut yapımında oldukça düşük olan maliyetinden dolayı her zaman için geçerlidir. Isı kabı az olduğundan ısıtma masrafının azaltılmasına yardımcı olur. İç hacim rutubeti ne olursa olsun ahşap yüzeylerinde su buharı yoğuşması olmaz.

Doğramalık Ahşabın Seçimi
Pencere doğramaları için kullanılan ahşap çıralı çamdır. Sarı veya kara çam olabilir. Çıralı çamın yapım sırasındaki rutubeti en çok %12-20 olmalıdır. Çürümüş ahşap kullanılmaz. Mavi renklenme olabilir. 1 metre uzunlukta bulunduğu yüzeyin kısa kenarın 1/3’nü geçmeyen çapta yalnız bir tane bulunabilir. Budaklar parçaların birleşim noktalarına getirilmez. Kaynamamış düşücü budaklar çıkarılır. Yeri sağlam ahşapla doldurulur. Dolgu parçasının lifleri ana parçanın lifleri doğrultusunda olur. Bu tamir parçaları 1 metrede 2 adetten fazla olamaz. Çatlaklar bir yüzde kalmak üzere 1milim geniş 5 cm uzun olabilir. Daha iri çatlaklar doldurularak tamir edilir. Ahşabın lifleri eğri olmamalı, içinde reçine keseleri bulunmamalı, 5mm geniş 5cm uzun keseler varsa temizlenerek tamir edilmelidir. Yapımda piyasada her zaman bulunabilecek standart ölçülere uymalıdır. Bu nedenle 4 m uzunluğu ve 5cm ve katlarını aşmamak lazımdır. Kasa, kanat ve kayıtlar eksiksiz yapılmalıdır. Yapımı tamamlanan pencerelerin atölyeden çıkmadan evvel bezir ve bir kat astar boya ile boyanması ahşabın rutubetini sabit tutabilme ve deformasyonları önleme bakımından yararlı olmaktadır. Atölye ve şantiyede hazırlanmış olan doğramaların depolama sırasında bir birine dokunmadan aralarına latalar yerleştirilerek istif edilmesi ve kapalı hacimlerde tutulması gerekir.

Pencerelerin Görevi
Pencere binalarda en çok görevi olan yapı elamanlarından biri olması nedeni ile binanın kullanış olanaklarına ve içindekilerin sağlık ve yaşamını büyük ölçüde etkiler. Pencere iç hacimlerle dış dünyanın bağlantısını kurar. Hacimlere gün ışığı, güneş ve temiz hava sağlar. Kışın yağmur, kar, rüzgar ve soğuktan yazın yüksek ısı ve güneş ışınlarından korur. Sokak gürültüsünün de önlenmesi de pencerelerin görevleridir. İçeriden dışarının görülmesini sağladığı gibi, dışarıdan görünmeyi önler. Bütün bu görevlerin yanında pencere bina dış yüzeyinde ve iç hacimlerde düzenlenişi biçimi ve boyutları ile estetik açıdan da büyük katkıda bulunur.

Bir pencerenin yerine getirmesi gereken görevler şöyle özetlenebilir:
1-İç hacimlerin yeterli ölçüde aydınlanması
2-Etkili bir havalandırma,
3-İç hacimlerin dışla bağlantısını kurma,
4-Hacimlerin yerleşme düzenine katkıda bulunmak,
5-Sıcak, soğuk, yağmur, rüzgar ve gürültüye karşı korumak,
6-Işığa ve güneşe karşı korunum sağlamak,
7-Kolay kullanış ve rahat temizlik yapmayı sağlamak
8-Ekonomik oluş, yapımda ucuzlukla beraber diğerinden kaybetmemek ve az bakım masrafı ile korunumun sağlanmasıdır.

Bütün bu nedenlerle bir pencerenin boyutları biçimi bütün içinde düzenlenmesi ve yapısal açılardan titizlikle incelenerek seçilmesi gerekir.

Gün Işığı İle Aydınlatma
Bir hacmin maksada yararlı bir şekilde ışıklandırılması pencere boyutlarının yeterli ve maksada uygun seçilmesine bağlıdır. Büyük şehirlerde yaşayan insanın günlük yaşantısının 21 saati kapalı hacimlerde geçer. Buralarda görme, doğal veya yapay ışıkla sağlanır. Görmeyi sağlayan kesin bir ışık şiddeti belirlemek olasılığı yoktur. Ancak 40-80 lüks görme için gereklidir. Görmeyi sağlayan ışığa karşı ruhsal açıdan rahatlık sağlayan ışık şiddetini saptamak olasılığı yoktur. Ancak güneş ışınlarının olumu etkisinin nedeni bellidir. 400 mm dalga boyundaki ışık kanda kamçılayıcı bazı maddelerin oluşmasına yardımcı olduğu bilinmektedir. Dışarıda tam kapalı gök olması halindeki ışık görüş için yeterli ışıktır. Güneşi az bölgelerde güneşin ruhsal etkisi göz önünde tutularak içinde oturulan veya çalışılan hacimlerin güneşe göre yönlendirilmesi gerekir. Oturma, çalışma, çocuk odaları hatta mutfak evin güneş alan yönünde tertiplenmelidir. Ev kadınının günün oldukça bir bölümünün mutfakta geçirmesi bunu zorunlu hale getirilir. Yatak odaları doğu, batı hatta kuzeye bakabilir. Çünkü güneşin olmadığı saatlerde kullanılır. Oturma hacimlerinde yeterli ışık sağlamak için pencere büyüklüğünü oda yüzeyi metrekaresine göre veya içindeki eşya ve buna benzerin durumuna öre saptamak yeterli olmak. Yapılan incelemeler 1/3, 1/5, ½ orantılar vermiştir. Böyle olmakla beraber sürekli oturulan hacimlerde 1/6-1/10 döşeme yüzeyi=pencere yüzeyi olarak kabul edilebilir. Hacmin ortasında pencere önünden ölçülen derinliğin yarısında yerden 80-100 cm yükseklikteki P noktasında ışık şiddeti 50 lüksten az olmamalı ve yan duvarlardan 1m uzaklıkta bu miktar % 1’den fazla fark etmemelidir. Pencerelerin gelen doğal ışığa bağlı olarak hesap edilip boyutlandırılmasının uygun olacağı doğru olmakla beraber alt katların büyük pencereli üst katların gittikçe küçülen pencerelerle düzenlenmesi binadaki kitle birimlerine nadiren uygun düşer. Ekseri pencereler. Mimari düzenleme nedeni ile birbirlerine uygun olarak boyutlandırılırlar. Bu nedenle bazı nedenlerle, bazı hallerde aydınlatma bakımından en uyumsuz pencereyi uygulamak zorunda olabilir.

Havalandırma
Pencereler aracılığı ile havalandırma rüzgarın binanın iki yüzeyinde doğurduğu basınç farkından veya dış ve iç ısı farkları ile sağlanır. Havalandırma kanatları pencerenin alt kenarında temiz hava girişi üst kenarında ki kirli hava çıkışı sağlayacak biçimde düzenlenir bu giriş çıkışın döşeme ve tavan sayesinde olması havalandırmayı daha etki hale getirir ve özellikle döşeme seviyesindeki kirli havanın değişmesi mümkün olur. Hem rüzgarla hem de iç dış sıcaklık farklarından faydalanarak yapılacak havalandırmayı sağlayabilmek için hava giriş çıkış kanal veya kanatlarının ayrı ayrı 300 cm2 olarak kabul edilmesi uygun olmaktadır. Havalandırma kanatlarında yağmur etkisi de göz önünde tutularak bir değerlendirme yapılırsa hava giriş çıkış kanatlarının ya dışa yada her ikisinin de iç açılması gerektiği görülür. Yağmur etkisi göz önünde tutulmadığında düşey sürme pencereler sürekli havalandırma bakımından uygun pencerelerdir. Ayarlanabilir havalandırma kapakları hacim içinde zararlı olabilecek aşırı hava akımını önler. Yan dönel, alt dönel, yatay sürme, düşey eksenli paralel açılan pencereler sürekli havalandırma içi n elverişli değildir. Boy yüksekliği içinde hızlı hava akımına neden olurlar. Düşey sürme ve üst dönel açılışlı pencereler ayarlanabilir hava akımı sağlayabilirler. Hava giriş çıkış kanalları ayarlanabilir olmalıdır. Yan dönel açılan pencereler sürekli havalandırma için uygun değildir. Soğuk havada hacmin soğumasına sebep olabilirler. Sıcak sakin havada iç dış hava aynı ıs derecesinde kalacağından faydasız olur. Tek noktadan örneğin; yalnız pencere altı veya döşeme üstü yada lento veya pencere üst kenarındaki hava kanalı akım sağlayamadığından hemen hemen etkisiz kalır. Başka olanak yoksa yan dönel açılan pencerelerde havalandırma kısa süreli kesintili bir şekilde yapılabilir. Ancak odanın havası soğumadan pencere kapatılır.

İç Dış Bağlantı
Pencerelerin görevlerinden biride iç dış bağlantıları kurmaktır. Kurulacak bu bağlantılar görse, fiziksel ve ruhsal bağlantılardır. Görsel bağlantı içten dışın gözle kavranmasıdır. Fizik bağlantı insan vücudunun ya ve boyutları ile ilgilidir. Dışa eğilmek ve yangında dışarıya atlamak gibi eylemler söz konusudur. Bu nedenle kanat genişliği saptanırken bu eylemlerde göz önünde tutulmalıdır. Pencere yüksekliğinin saptanmasında korkuluk yüksekliği esas olarak kabul edilir. Bu yükseklik en çok 1 m olarak kabul edilir. Pencerenin üst kenarı lento altı bitmiş döşeme üzerinde en fazla 2 m olmalıdır. İskemle ya da koltuktan otururken dışarının rahat görünebilmesi için korkuluk yüksekliğinin 0,75 ten daha yüksek olmaması gerekir. Bir yatak odasında yatarken dışarının görünebilmesi için korkuluk yüksekliği 0,65 m olmalıdır. İnsan boyutlarına göre en küçük pencere 0,65×0,85 olmalıdır. Korkuluk yüksekliklerinin katlar yükseldikçe azalması gerekir. Ancak doğuracağı sakıncalar göz önünde tutularak koruyucu tedbirler alınmalıdır. Ruhsal bağlantı için gerekli pencere boyutları kesin olarak saptanamaz. Kişilerin ruhsal durumları çok değişik olduğundan ayrı ayrı pencere boyutları olmalıdır. Çok şeffaf yüzeylerle düzenlenen hacimler bir bakımı emniyetsizlik ve korunmamış olma duyguları uyandırırken, bir bakıma da uzaklık ve bağımsızlık duygusunu da getirir. Hiç penceresi olmayan hacim darlık ve tutuklanma duygusu doğururken emniyette olmanın verdiği içsel rahatlığı da sağlar. Sağlam ve kapalı olma hallerini belirleyen bu iki uç arasında huzursuzluğu ortadan kaldıran pencere boyutlarının kabul edilmesi gerekir.

Özet olarak: Sabit, paralel açılışlı alt ve üst kenar açılışlar, fizik bağlantı için uygun olmayan pencerelerdir. Şeffaf yüzeyleri sık kanatlar kayıtlar ara başlıklarla bölünmeyen küçülmeyen pencereler görsel bağlantıyı iyi sağlar. Yatay sürme, çok kanatlı, katlama pencereler görsel bağlantıyı engeller. Ruhsal bağlantı açısından uygun olacak pencereler için hiç biri veri saptanamaz.

Isı Yalıtımı
Bir konutta, pencerelerde kullanılan camın tek katlı olması, kanadın sabit çerçeveye tam oturmayışı, rüzgarların etkili oluşu gibi nedenlerle ısı korunumu önemli bir konu haline gelmektedir. Birkaç tabaka cam kullanmak, sabit çerçeve-kanat, sabit çerçeve-duvar derzlerini elastik bantlarla yalıtmak ve titiz bir yapımla iyi bir ısı tutucu pencere elde etme olanağı vardır. Ancak bu tutum pencereler için alışılmış olan maliyetin sınırını açar. Bu nedenle ısı korunumu pencerenin diğer görevlerini yerine getirmesinde olduğu gibi yapısal açıdan olmaktan öte, maliyetle de ilgili bir problem olmaktadır. Hacimlerde kışın sıcağın, yazın serinliğin minimum bir masrafla sağlanması için pencerelerin ısı geçirgenliğinin mümkün olduğu kadar az olması gerekir. Bu açıdan ele alındığında pencereler, yeteri kadar küçük olmalı ve duvarlarında katkısı ile dengelenebilmeli büyük pencereler güneş ışıklarından yararlanarak hacmin ısınmasına yararlı olurlar. Özel binalarda yüzeyleri büyük tutulabilir. Mal sahipleri ısıtma giderlerini ön planda görmeyebilirler. Ancak sosyal konutlarda az gelirli kiracı ailelerin bütçelerine göre yaşama zorunluluğundan ötürü yakıt giderlerini göz önünde tutmak ve pencerelerin ısı geçirgenlik kat sayısını standart değerlerle mümkün olduğu kadar yaklaştırmak gerekir. Derzlerin Etkisi Isı geçirgenlik kat sayısının saptanmasında derzlerin uzunluğu ve yalıtma olanağı göz önünde tutulmalıdır. Değişik pencere tiplerinde, belli bir havalandırma ihtiyacına göre pencere yüzeyinin derz uzunluğuna oranı, rüzgar etkisine ve iç kapıların hava geçirme durumuna bağlıdır. Pencerenin malzemesi kanat-telöre birleşim derzleri yapım sistemi daha az etkili olur. Metal pencere, uygun boyutta iyi kaplanır, derz uzunluğu az ve binanın rüzgarsız yönünde ise ahşap ya da plastik pencereye kıyasla aynı değerdedir. Buna karşılık, ahşap ve plastik pencereler derzlerin uzun ve geçirimli olması ve rüzgarlı yönde bulunmaları halinde metal pencerelere kıyasla %50 daha fazla kayba neden olur. Isı geçirgenliği ve buna bağlı olan ısı yalıtımı açısından ele alınarak değişik pencereleri birbiri ile karşılaştırmak ısı yalıtımı ile ilgili bütün faktörler göz önünde tutulmadıkça yararsız olur. Bir çift yüzeyli pencere için yapılan hesaplamalarda 5, 3,5,2,5 yıl gibi süreler içinde yakıt masraflarından yapılan ekonomi ile pencerelerin kendilerini ödeyebileceği görülmüştür. Ancak pencerelerin planlanması ve detaylandırılmasında aşağıda belirlenen etkenler göz önünde tutulması gerekir.
1- Pencere yüzeyinin derz uzunluğuna oranı,
2- İç-dış ısı farkı,
3- Isıtmaya, yakıp söndürerek ara verme,
4- Pencerenin yönü,
5- Derzlerin uzunluk ve geçirimliliği
6- Rüzgar şiddeti,
7- Her ısıtıcı birim için ısıtma tesisinin maliyeti,
8- Pencere maliyeti,
9- Her ısı birimi için verilen ısının maliyeti,
10- Isıtma tesisinin tamir ve işletme masrafları,
11- Pencerelerin tamir ve idame masraflar vb. gibi etkenler, Pencerelerde Isı Yalıtımı İçin Özet Olarak: Pencere küçük veya açılan kanat derzleri uzunluğu az olursa daha az ısı kaybolur. Sabit camlı bir bölümü olan pencere, aynı boyutta tümü ile açılan bir pencereden daha iyi yalıtıcıdır. Şiddetli rüzgarlı bölgede ısı kaybı malzemenin ısı iletkenliğinden fazla, iyi kapanmayan derzlere bağlıdır. Rüzgarların girişini iyi kapanan kanat yapısı ile önlemeyi ve elastik yalıtıcı profiller kullanılmalı ya da sabit camlarla rüzgar girişini önlemelidir. Çift yüzeyli pencerelerde iki cam arasında hareketsiz ve kuru bir hava kütlesi sağlanmalıdır. Dışarı açılan kanatlarda rüzgar basıncından faydalanarak kanadın telöreye sıkı basmasını sağlamak olanağı da vardır. Pencerelerin ısı yalıtımı açısından hesabında, perde, stor, panjur ve kepenklerin katkısı hesaba girmez. Fakat bunlar da yalıtımın artmasına yardımcı olurlar.

Yağmurdan Korunum
Yağmur hangi yönden gelirse gelsin kapalı bir pencerede, kanat-telöre derzlerinden, telöre-duvar bağlantısından sular sızmamalı. Sızarsa rutubetten ötürü bir zarara neden olmamalıdır. Sızan suların doğuracağı zararları önlemek için doğramaların bu suları bir kanalda toplayarak silinebilir veya tekrar dışarıya atılabilir bir detayla çözümlenmesi gerekir. Açık duran sürekli havalandırma kanatlarından yağmurun girmesini önlemek için, bu kanatların tertiplenmesinde tedbirli olmalıdır. 900C den daha az eğimle yağan yağmurun pencere yüzeyine gelmesi halinde suyun tekrar dışarı atan bir açılış şekli alt dönel içe veya üst dönel dışa açılan havalandırma kanatları seçilmelidir. Havalandırma gerekli değilse sabit pencere en elverişli çözümdür.

Güneşten Korunum
Güneş ışınları verdikleri ısı ve fazla ışık nedeni ile rahatsız edici olabilirler. Bu nedenle korunum için etkili olacak yapısal önlemleri almalıdır. Güneş ışınları pencereye dik, 900C gelmesi halinde %90 etkili olur. 450C’ye kadar ışık şiddeti değişmez. Daha küçük açılarda şiddet azalır. Fazla güneş ışığı rahatsız edicidir. Gözler kamaşır. Dış duvardaki dolu-boş bölümler kuvvetli konstras yüzeylerin oluşmasına ve gözlerin rahatsız olmasına neden olur. Kırmızı üstü ışınlarını %80’i normal camlı bir pencereden girer. Bu ışınlar, kış aylarında yakıtta ekonomi sağlar, yaz aylarında rahatsız edici olur. Bu nedenle korunma tedbirlerine baş vurulur. Güneşten korunum için ya yapıya ek koruyucu elamanlardan yararlanılır. Ya da güneşin vereceği rahatsızlığı gidermek gerekir. Işık tutucu camlar iki cam arasına, cam liflerinden oluşan 3. Bir levha eklenmesi ile sağlanır. Bu ara katman ışık şiddetini azaltır ve yaygın ışık verir. Isı tutucu camlar demir oksit yada diğer metal katkılı camlardır, yeşil, mavi, kızıl, sarı görünüşlü olurlar. Isıyı %68, ışığı %38 keserler ve dışarıdan görünmeyi de önlerler.

Gürültü Korunum
Pencerelerde camların yüzey kitlelerinin azlığı ve kanat-telöre, telöre-duvar derzlerinin bulunması nedeni ile içeri soğuk havanın girmesine ve ısı kaybına sebep olmakla beraber gürültü korunumu bakımından da sakıncalıdırlar. Tek yüzeyli bir pencerenin sağladığı ses korunumu 20 dB, bir duvarın sağladığı ses korunumu 35-56 dB’dir. O halde pencereden giren sesin şiddeti, duvardan girene kıyasla 2-3 mislidir. Bir ticaret bölgesinde sokakta 60 phon şiddetinde gürültü olduğuna göre iç hacimde bu miktar 40 phon, sokakta 50 phon ise iç hacimlerde 30 phon olacaktır. 30-40 phonluk gürültü şiddeti devamlı olursa insan sağlığına zararlıdır. 30-65 phon ‘luk gürültü insanın ruhsal durumunu etkiler. 90-120 phon duyma hastalığının doğmasına neden olur. İnsan için gündüzleri 40-45 phon, geceleri 30-35 phon dayanılabilir sınır olarak kabul edilebilir. 70 phon rahatsız edici sınır olarak saptanmıştır. Dış gürültü pencerelerinden iç hacimlere 2 yolla girer:
1-Doğrama ve camların titreşiminden,
2-Telöre-kanat, telöre-duvar aralıklarından, 400 kg/m2’lik bir duvarın sağladığı ses yalıtımı elde edebilmek için 16 mm kalınlığınca cam kullanmak gereklidir. Kalın cam ekonomik olmayacağından ana caddeler üzerindeki pencerelerde kalınlığı 4,5-5,5-6,5 mm olan camlar kullanılır. Bu kalın camlar 40 dB’lik bir yalıtım sağlar. Çift camın sağladığı ses yalıtımı daha büyüktür. Aynı kalınlıktaki çift camlar belli frekanslarda biri diğerinin rezonans kaynağı olacağından çift camlı ses yalıtıcı olarak düzenlenen pencerelerde cam kalınlıklarını farklı seçmelidir. Rezonans frekanslarını düşük tutabilmek ve çift camlı pencereler camın birinin ağırlığını iki cam arasında ki açıklık ile çarpımının 100’den büyük olması kabul edilir. Gürültü ve seslerin büyük çoğunluğu telöre-kanat, telöre-duvar bağlantılarının doğru yapılması nedeni ile kalan aralık ve derzlerden girer. Bu aralıklar nemli ahşabın kuruması sonucu ortaya çıkar. Kanatlarda iyi kapanmayan ispanyoletler aralıkların kalmasına, ses ve gürültünün girmesine neden olurlar. Pencere büyüklüğünün ses ve gürültü korunumu açısından etkisi azdır. Kanat-telöre arasında ki derzlerin lastik veya plastik profil bantlarla kapatılması ile ahşap pencere doğramalarında da etkili bir ses ve gürültü yalıtımı sağlamak mümkündür. Özet olarak bir pencerede açılan kanatlar mümkün olduğu kadar az ve kanat telöre arasındaki derzleri aralıksız ve kısa olmalıdır. Tek yüzeyli pencerede kalın cam kullanılmalı yada çift yüzeyli pencereyi seçmeli. İki cam arasındaki uzaklık yeterli olmalıdır. Dış tarafa gelen cam kalın olmak üzere camların birbirine farklı ve bir misli kalınlıkta seçilmesi gerekir. Çift yüzeyli pencerelerde ses yalıtımını daha etkili hale getirmek olanağı da vardır. bu maksatla cam, kanat, telöre derzlerinin plastik yada lastik özel bantlarla yalıtılmasında başka ahşap kasa yerine, lento ve yanlarda ses emici dolgularla düzenlenmiştir. Üzeri delikli saç levha ile kaplı bir kasa sistemi gürültünün ve seslerin hemen hemen tam yalıtılmasına yardımcı olur.

Yapım Sistemlerine Göre Pencere Türleri

1-Kanatların hareketlerine,
2-Kanatların sayısına,
3-Kanatların yapım sistemine,
4-Sabit çerçevenin yapım sistemine,
5-Sabit çerçevenin duvara bağlanışına
6-Sabit çerçevenin duvar kalınlığı içinde oturduğu yere göre ayrılırlar,
1-)Kanatların Hareketine Göre : Düşey kenar üzerinde hareket edenler içe veya dışa açılanlar (yan dönel) Alt kenar üzerinde hareket edenler (alt dönel) Alt kenar ve yan kenar üzerinde hareket edenler (karma veya yan alt dönel) Sürülerek kenara toplanan ve yan kenara açılanlar (sürme-yan dönel) Yatay ve düşey eksenliler Yatay sürülerek katlananlar (katlama) Düşey sürülerek açılanlar (düşey sürme) Tümü ile düşey sürülerek gömülen kanatlar (düşey gömme) Aynı düzlemde yatay sürülen kanatlar (yatay sürme) Yatay sürülmekle beraber duvar içinde kaybolan kanatlar (yatay gömme) Kendi düzlemine paralel açılan kanatlar (paralel açılanlar) ismini alırlar. Bu tip kanatları yan dönel olarak açmakta gerekli takımları kullanarak mümkün olur.
2-) Kanatların Sayısına Göre: Tek kanatlı, Çift kanatlı, Üç kanatlı, Çok kanatlı, Çift kanatlı sabit ayaklı
3-)Kanatların Yapım Sistemine Göre Tek Yüzeyli Pencereler: Tek yüzeyli camlı Tek yüzeyli çift camlı Tek yüzeyli çift yalıtıcı camlar Tek yüzey üzerine bileşik ahşap kanat Tek yüzey üzerine bileşik metal kanat Çift Yüzeyli Pencereler: Derin telöre üzerinde içe ve dışa açılan ayrık kanatlar oturur. Çift yüzeyli, iki yüzey içe açılır ve çift yüzeyli ayrık kanatlı ismini alır, kanatlar ayrı ayrı açılır. Çift yüzeyli, iki kanat tek sabit çerçeve üzerine oturur, iki kanat bir kerede, beraber açılır ve Çift yüzeyli bileşik kanat ismini alır.
4-) Sabit Çerçevenin Yapım Sistemine Göre: Sabit çerçeve ya kanat ahşabı kalınlığında veya telöre kasadan meydana gelir, kasa, pencere iç kenarlarını lentoda ve yanlarda örten bir kaplamaya benzer bir gereğinde, çift yüzeyli ayrık kanatlı pencerede olduğu gibi, iç kanadı da taşır.
5-) Sabit Çerçevenin Duvara Bağlantısına Göre: Duvarın bitiş örgüsüne göre değişiktir, bitiş örgüleri dişli veya dişsiz olabilir. Dişli bitişler lentoda da devam eder, diş çıkıntısı tuğla boyutlarına göre saptanır, uygulanacak pencere tipine göre diş çıkıntısı ¼ tuğla=5,75 cm yada ½ tuğla=10 cm olur. Dişler duvarın iç veya dış yüzünde olabilir, buna göre sabit çerçeve (telöre) dişe içten veya dıştan basar. Dişler sabit çerçevenin oturmasına ek olarak yardımcı olduğu gibi yalıtım olanaklarını artırır. Duvar dişine içten oturan telöre-kanat bağlantısını sağlayan menteşelere yeter genişlik bırakılmasına elverişli olmalıdır.
6-) Sabit Çerçevenin Duvar Kalınlığı İçinde Oturduğu Yere Göre: Sabit çerçevenin dişli duvara oturuşunda dış tarafta geniş bir denizliğin oluşmasına neden olur ve dış görünüşte bina yüzeyine derin bir profillenme ve gölgelenme yapar. Telörenin derinliği artırılarak gerektiğinde, panjur ve kepeklerin bağlantısı sağlanır, telöre derinliği yetmezse, parçalı hale getirilerek artırılabilir. Telörenin bitmiş sıvanmış dış duvar yüzey üzerine gelecek şekilde oturuşu olumlu sonuçlar getirir içeride pencere önü genişler, gereğinde bu genişlikten faydalanmak mümkün olur, bina dış görünüşü daha çekici hale gelir. İçe açılan kanatlar az çıkıntı yapar. Ancak bakım ısı yalıtımı ve gürültüden korunum bakımından gerekli önlemler alınmazsa sakıncalıdır. Duvarın birkaç cm çıkıntı yapması telöre-duvar bağlantısı bakımından yararlı olur. Ancak, bina yüzeyinden içeri çekilen pencere birikmiş tozların yağmurla yıkanmasına engel olur, bu nedenle pencere doğramasının dışa oturması ve yağmur suyu akıntısının kesilmemesi doğrudur, ısı, ses ve gürültü yalıtımı için ayrıca gerekli önlemler alınabilir.

Pencere Bölümlerinin Adları:
Pencerelerin detaylandırılmasında adı geçecek bölümlerin anlaşılabilmesi için, bunların adlarını kısaca özetlenmesi faydalıdır: Pencerenin duvarla bağlantısını sağlayan hareketsiz bölümü: sabit çerçeve (telöre) hareketli bölümler: kanatlardır. Cam kanatlara veya kanatsız pencerede, sabit çerçeve üzerine oturur. Sabit çerçevenin, yan duvarlara oturan düşey parçaları: yan dikmelerdir. Araya gelen sabit dikme (ara dikme) dir. Lento ve pencere tabanına oturan yatay ağaçlar (üst ve alt) başlıklardır. Pencereyi yatay olarak bölen sabit ağaç (ara başlık) tır. Cam yüzeylerini bölerek küçük parçalara ayıran ağaçlar (kayıt) ismini alır. Çift kanatlı pencerelerde orta bileşim de derzlerini içten ve dıştan örten düşey çıtalar (bini) adını alırlar. Pencere tabanında dış taraf (dış denizlik) iç tarafı (iç denizlik) ismini alır. Pencere kayıtları bir bakıma kanatları takviye eder, daha ince ve küçük cam kullanılabilir, kırılma halinde ucuz değiştirilebilir. Ancak, kayıtların mahzurlu tarafları da vardır: kanatların takviyesi için kayıtlara ihtiyaç yoktur, kanat ağaçlarının kesintilerini artırmak yeter. Kayıtlar ışıklandırmada etkili cam yüzeyini azaltır ve büyük ışık kaybına neden olurlar, pencere maliyetini yükseltirler, malzeme ve işçilik artar, temizliği zorlaştırır. Nihayet kayıtlar, günümüz mimarisi ile bağdaşmaz. Pencerede Işık Alanının Saptanması: Pencerenin ışık veren alanının hesabı için pratik kurallardan faydalanmak mümkündür, bu kurallara göre: içinde yaşanan hacimlerde 1/6-1/8, ortalama 1/7 döşeme, kabul edilebilir. Şehir içi ve şehir dışında çeşitli maksatlara hizmet eden yapılar için değişik olanak kabul edilebilir. Şehir içi konutlarda : 1/8 döşeme yüzeyi Kırsal konutlarda : 1/10 “ “ İdare binalarında : 1/6-1/7 “ “ Okul ve hastanelerde : 1/5-1/3 “ “ Kat yüksekliğine göre de bu oranlar değişir. Zemin katta : 1/8 1. katta : 1/9 2. katta : 1/10 3. katta : 1/15 ve diğer bütün yukarı katlarda 1/12 olabilir. Pratik kuralların verdiği m2 yüzeyi, kaba yapıdaki pencere boşluğunu yansıtır. Asıl ışık veren cam yüzeyini saptamak için, sıva sabit çerçeve, kanatlar ve varsa kayıtların neden olduğu kayıpları göz önünde tutmak gerekir. Bir oturma hacmi için gerekli pencere yüzeyi: döşeme yüzeyi 30 m2 ise pencere ışık yüzeyi 1/6×30=5 m2 ikinci pencere tipi seçildiğine göre, kaba yapıdaki boşluğun 5×1,49= 7,45 m2 olması gerekir. Tamamen deneysel olan bu hesaplama basit bir yapı için yeterlidir. Bir hacme gerekli ışın tam ve doğru olarak hesabı için ışıklandırılacak hacmin genişliği, derinliği, yüksekliği, pencerenin genişlik ve yüksekliği ara sokak ve ana cadde ki yükseklik ve genişlikleri, pencerenin bulunduğu binanın kat yüksekliği, ışığın geliş açısı, gün ışığının faktörü, gün ışığı seviyesi, iç ve dış yansımalar, meteorolojik veriler, kapalı havada ışık yoğunluğu, günlük ve yıllık gün ışığı ortalaması, camlar, doğramalar ve kirlenme faktörlerinin göz önünde tutulması gerekir. Pencere Genişliği: Pencere genişlikleri için aşağıdaki boyutları önermek mümkündür. Çift kanatlı pencere……………………………………………… : 1,20-1,40 m Üç kanatlı pencere………………………………………………..: 1,80-2,10 m Dört kanatlı pencere………………………………………………: 2,40-2,80 m geniş olabilir. Sabit camlı kısımların genişliği temizlik yapılmasına olanak sağlamalıdır. İki taraftan temizlik yapmak için sabit camların iki yanları da açılabilir. Kanatlar olmalı, sabit cam 1,50 m’den daha geniş olmamalıdır. Pencere Yükseklikleri: Pencere yüksekliği, lento ve korkuluğun yükseklikleri toplamının hacim yüksekliğinden çıkarılmasında kalan kısımdır. Yüksek pencereden gelen ışık hacmi derinliğine girer. Bu nedenle lento yüksekliğini mümkün olduğu kadar az tutmak gerekir genellikle 25 cm yükseklik, lento için yeterli olur. Yapısal bir sakınca yoksa lentonun yapılmaması mümkündür. Ters kiriş olması halinde üst kat korkuluğu içine de girebilir. Storlu pencerelerde storu normal lento içine içinde düzenlenmesi, yada üst katın korkuluğun içine veya çatı içine alması mümkündür. Nervürlü döşemelerde nervürler arası boşluğuna da girebilir, bu durumlarda ışığın hacme giriş derinliği artar. Pencere Korkuluğu Yükseklikleri: Oturma hacimlerinde : 70-80…90cm (ayakta duranın dışarıyı görmesi için) 40-50 cm (oturanın dışarıyı görmesi için) Çalışma hacimlerinde : 90-100 cm (çalışma masasını pencere önüne koymak için) Mutfaklarda : 125-cm. (tezgah üzerine tencere, tabak, şişe koyabilme için) 90-100 cm alt kısma açılmayan pencerelerde. Wc, kiler vb. : 130-150 cm Gardırop vb. : 175 cm olmalıdır. Çok alçak korkuluk kullanılması yada korkuluk olmaması halinde demir parmaklık (fransız balkonu) yapılması gerekir. Pencere korkuluk yüksekliklerini saptarken, pencere altına gelecek radyatör yüksekliklerini de göz önünde tutmak gerekir. Çeşitli tip radyatörlerin yükseklikleri ve dilimlerinin birbirlerine eklenmesine sağlayan (göbek) arası boyutları imalatçı firmalar listesine alınır. Radyatöre bağlı korkuluk yüksekliği ve radyatör yüksekliğine döşeme üzerinde 10-12 cm, pencere tabanı altındaki 10 cm eklenerek saptanır. Dış Denizlik: Pencere tabanının dış tarafı (dış denizlik) hava etkilerine dayanıklı bir malzeme ile örtülür. Örneğin; galvanize şaç; veya bakır yahut alüminyum levha betondan eğimli düzlem üzerine konur. Levha dış sıvadan 3 cm kadar çıkıntılıdır, denizliğin üst kenara sabit çerçeve alt başlığı üzerine çivilenir. Yada alt başlık üzerine açılan testere yarığı içine girer. Yerinde dökme denizlik yoğun bir çimento ile hazırlanmış mozaik harcı ve kalıp yarımı ile yapılır, prizden bir süre sonra üzerindeki pürüzler düzeltilir ve zımpara taşı ile düzlenir. Alüminyum profillerle hazırlanmış dış denizlikler çeşitli genişliklerde hazır olarak satılır. Kenar bitişleri sıva ve pencere boşluklarına uygun biçimde bağlanabilir. Tabii taş plaklar yeteri eğimle pencere tabanı dışında, dış denizlik olarak da uygulanır. Rutubetin duvara geçmesini önlemek için altta bir bitümlü karton levha kullanılmalıdır. Pencerenin iç tarafında, iç denizlikler hacimlerin kullanışına göre ahşap tabii taş (mermer), seramik duvar kaplamaları ile kaplanabilir. Pencerede Isı Korunumu: Yapıda kullanılan malzemelerin ve elamanların ısı geçirgenlik kat sayıları (K değeri) birbirinden çok farklıdır., bunlardan bazıları aşağıdaki çizelgede gösterilmiştir.

Yapı elamanları K değeri
Dolu ve delikli tuğla (36,5 cm) 0,87 Dolu ve delikli tuğla (30 cm) 1,01 Ahşap tek yüzeyli pencere 4,50 Ahşap tek kanat üzerinde çift camlı 6mm aralıklı 2,80 Ahşap tek yüzeyli, çift camlı 12 mm aralıklı 2,50 Ahşap, bileşik kanatlı 2,50 Ahşap, ayrık kanatlı 2,00 Çelik, tek yüzeyli 5,00 Çelik, tek yüzeyli çift camlı 6mm aralıklı 3,40 Çelik, tek yüzeyli çift camlı 12mm aralıklı 3,10 Çelik bileşik kanatlı 3,00 Çelik çift yüzeyli ayrık kanatlı 2,80 Bir yapı elamanının k değeri küçüldükçe, o elamanın ısı yalıtım değeri artar. Özellikle ahşap tek yüzeyli, ahşap pencerelerde 4,50 olan k değeri kalınlığı 36,5 cm olan bir tuğla duvardan 5 defa fazla ısı kaybına neden olur. Şiddetli esen rüzgarda bu kayıp daha da artar. Isıtılan bir hacimde pencerelerin neden olduğu ısı kaybı oldukça yüksektir. Isı tekniği bakımından pencere, dış duvarın en zayıf noktasıdır. Çelik pencerelerde kayıp daha fazladır. Fazla ısı kaybını karşılamak için, ısıtmayı artırmak yada fazla yakıt sarf etmek gerekir. Isı kaybını ve diğer tesis ve işletme masraflarının azaltılması için: pencere boyutlarını kısıtlamak, çift yüzeyli pencereler veya yalıtıcı camlar kullanmak gerekir. Çok aşırı olmakla beraber 3 katlı camlarla, arası, 12 mm olması halinde, k-değeri 1,75’e inebilir, telöre-duvar bileşiminde de telörenin oturuş biçimine göre, duvar yolu ile önemli ısı kaybı ve bu noktada yoğunlaşmalar olur. Bu nedenle gerekli ısı yalıtımı önlemleri de alınır. Rüzgar korunumu için pencere doğramalarında alınması gereken önlemler ısı korunumu için düşünülenlerin aynıdır. Pencere yüzeyinin büyümesi ile, rüzgarın yüzeye yaptığı basınçta büyür, camın sarsılması ile kırılma olmasa bile cam macunu gevşeyebilir. Rüzgarla birlikte yağan sağanak yağmura karşı da korunum gerekir. Derzlerden kanat-telöre arasına giren yağmur suları evvelce belirtildiği gibi, doğrama alt başlığında toplanarak dışarı atılması lazımdır. Pencerelerin rüzgar ve yağmurdan korunması için en uydun çözümlerden biride binanın bu tür etkenlere karşı iyi biçimlenmiş ve yerleşmiş olmasıdır, doğru bir ağaçlandırmada korumaya yardımcı olur. Ana Yapım İlkeleri

Tek Yüzeyli Pencereler:
Bu pencere sabit bir çerçeve ile kanatlar ve camdan oluşur. Ancak dış etkenlere, rüzgar, yağmur ve doluya karşı yeterli bir koruma sağlayamadığından ısıtılmayan, bodrum depo gibi, ikinci derecedeki hacimlerde kullanılması daha doğrudur. Birinci iklim bölgelerinde de oturma hacimlerinde kullanılabilmekle beraber, bu bölgede de çift yüzeyli ayrık veya çift yüzeyli bileşik kanatlı pencereler kullanılması öğütlenir. Sabit çerçevenin yan dikmeleri ile alt veya üst başlık köşe bileşimi zıvana lamba ile bağlanır. Köşe bağlantılarında, temizi 45mm olan kalınlık 3 eşit parçaya bölünür ve her parça 15 mm genişliğinde olur ve ekler ağaç çivi ile pekleştirilir. Kanatlarda köşelerin bağlantılarının, kanadın hareketli bir elaman olması nedeni ile daha rijit hale getirilmesi gerekir. Bu nedenle kanatlar da ağaç veya galvanize yıldız çivi ile pekleştirildikten başka iç taraftan görülen galvanize köşe bentlerinden de faydalanmakta yarar vardır. Böylece kanadın sarkmaması, deforme olması önlenir. Ülkemizde kanat köşeleri, kırlangıç kuyruğu eklerle veya kamalarla birleştirilir. Kanatların sabit çerçeveye binme derinliği 12-15 mm olur. Macun için açılan yuva derinliği cam kalınlığına bağlı olarak değişir. 2,8 mm cam için 15mm’lik derinlik, 1,8’lik camlar için 12 mm derinlik yeterlidir. Kalın camlarda derinliğin artırılması gereklidir. 4-6 mm’lik camlarda 16-20mm’ye kadar derinleşebilir. Çift camlar için özel detay uygulamak zorunludur. Yerine macunla oturan camlarda macunlu tarafın dışa geleceği unutmamalıdır. Özel detaylar için çıta kullanmak gerektiğinde, çıtayı dış tarafa getirmemeli kolaylıkla bozulur, gerekli tedbirler alınarak, içte çıta kullanılabilir, dışta çıta kullanmak zorunlu ise, hafif metal profillerinden faydalanmak , özellikle kanat alt başlığı için daha emniyetli olur. Kanadın cam kenarına bitişen iç profillerinde, alt başlıkta içe doğru eğim vermek, terleme sularının cam kenarından uzaklaşmasına, akmasına yardımcı olur. Profillerde keskin köşeler kullanmak doğru değildir. Boyanın çabuk aşınmasına neden olur. Keskin köşelerin zımpara kağıdı ile silinerek, yuvarlatılması lazımdır.

Tek Yüzeyli Çift Camlı Pencereler:
En eski çift camlı pencere tipi, tek kanat üzerine ayrı ayrı iki camın oturtulması ile elde edilen tiptir. Ancak iki cam arasına toz girme tehlikesi ve aralıklarındaki havanın kapsadığı su buharına, dış camın iç yüzeyinde yoğunlaşması ile kirlenmeye yol açar, camlar arsında ki hava rutubetinin rutubet emici maddeler aracılığı ile giderilmesi bu pencereyi daha kullanışlı hale getirmektedir.

Yalıtıcı Camlarla Pencere:
Bu tür camların kullanılması, ayrık çift yüzeyli, bileşik çift yüzeyli ve benzeri pencerelerin ısı yalıtımı açısından yerini almaktadır. Çift katlı tek camlı pencere konstrüksiyonluğunu sadeleştirmekte, temizliği kolaylaştırmaktadır. Tek yüzeyli pencerelere, kanatların üzerine bırakılacak faturalar altında oturan ikinci bir kanat takmak mümkündür. Elde edilen çift yüzeyli pencere, kullanma kolaylık sağlar, temizlik için takma kanadı açmak yeter, telöröyü kalın seçerek, ana kanat-telerö birleşimini çift ftura üzerine oturtmak mümkün olur, ısı ve ses yalıtım bakımından daha gelişmiş bir pencere tipi elde edilir. Takma kanadın ahşap yerine metal profillerden faydalanarak yapımı mümkündür, (z) şeklin de çelik veya hafif metal profiller kullanılabilir.

Çift Yüzeyli Pencere
Çift yüzeyli pencerede iki ayrı kanat vardır. Bu kanatlar; Ayrık çift yüzeyli pencerede ayrı ayrı içeri, Derin telöreli pencerede içe ve dışa, Birleşik çift yüzeyli pencerede, bir defada ve içeri açılır, Bu pencerelerde, çift camlar arsındaki uzaklık, açılan kanatta derz uzunlukları ve derz yalıtımı itinalı yapılmak şartı ile oldukça iyi ısı ve ses yalıtımı sağlamak mümkündür, Ayrık çift yüzeyli pencerelerde dış ve iç kanatları birbirinden ayıran kasa aynı zamanda duvar kenar yüzeyinin örtülmesine ve duvarda ısı yalıtımına yardımcı olur, kasa arka boşluğunun yalıtıcı bir dolgu ile doldurulması bu yalıtımı artırır. Camlar arasındaki aralığın ısı ve ses yalıtımı açısından doğru saptanması gerekir. Birleşik çift yüzeyli pencerede camlar arasındaki aralığı 30-60 mm tutmak mümkündür. Bu pencereler, ahşap derinliği fazla olması nedeni ile ışığı kesmez ve aynı zamanda iç denizliğin geniş kalmasını sağlar. Camlar arsı 50 mm olarak saptandığında ısı yalıtımı bakımından yeterli olur. Bir kerede açılır tek ispanyolet kullanılır. Az ahşap gerekir bakımı kolaydır. Birleşik çift yüzeyli pencerede telöre derinliği fazladır. Tek ağaç yerine birbirine yapıştırılmış parçalı telöre kullanılması ahşabın dönmesini önler. bU pencerede iç kanat taşıyıcıdır. Kendi menteşesi ile telöreye asılıdır, dış kanat iç kanada asılmıştır, iki kanadın bir biri üzerine aralıksız oturması için açılabilir mandallarla bir biri üzerine sıkıca kapatılır. Birleşik çift yüzeyli pencerede iki yapım sistemi uygulanabilir. Biri yukarıda açıklandığı gibi kanatların bir biri üzerine aralıksız kapanışı öteki kanatlar arasına açık bırakan yapım sistemidir.

Tek Yüzeyli Pencerede Yapım:
Özel bir isteğe cevap vermesi söz konusu olmadıkça, pencerelerde kullanılan temiz ahşap kalınlığı 45 mm’dir. Bu kalınlık işlenmemiş durumunda 50 mm kalınlığındaki ahşaptan elde edilir. Doğramada telöre genişliği pencere boşluğunun dişsiz veya dişli bırakılmış olmasına bağlı olarak değişir. Kanat ahşabı genişliğinin, varsa tuğla duvar derinliği göz önünde bulundurulmakla birlikte, kanat-telöre bağlantısını sağlayan menteşe için gerekli genişlikte, sıva örtüsü için, varsa iç köşeye oturacak çıta genişliğine katılarak saptanması gerekir. Pencere iç tarafında açılacak profillerin evvelce açıldığı gibi temizliği zorlaştırmayan ve ışığı kısıtlamayan sade profillerden seçilmeli bu profillerin camın oturduğu macun yuvası genişliğini aşmaması gerekir aksi halde, kanat köşe bağlantıları için gerekli geçmelerin incelerek zayıflamasına neden olur. Kanat ağacın genişliğine köşe bağlantıları göz önünde tutularak 55 mm’den küçük yapılmaz. Telöre genişliği 65-75 mm sınırları içinde kalabilir. Yağmurluk ve damlalıkla biten kanat alt başlığı, memleketimizdeki uygulamalarda, tek parça ağaçtan soyularak elde edilir. Uygun bir detay ve itinalı işçilikle yağmurluk çıkıntısı ayrı iki parçadan oluşturmakla mümkündür. Kanat-telöre birleşim derzleri için en sade kesit, tek lambalı derzdir. Ancak ısı ve ses korunumu söz konusu olursa yetersiz kalır. Bu nedenle oturma ve yatmaya ayrılan ve diğer yaşanan hacimler için uygun değildir. Çift lambalı veya lambalı birleşimler sözü geçen hacimler için daha uygundur. Tek kanattan oluşan, tek yüzeyli pencerelerde kanat bir düşey kenardan telöreye menteşe ile asılırken öteki düşey kenarı maksada uygun düşen bir kapanış takımı ile telöre üzerine kapanır. Kanat-telöre birleşim derzleri yağmur sularının içeri sızmasına neden olur, ahşap pencerelerde bunun önüne geçilemez ancak sızan suların tekrar dışarı atılması mümkündür. Daha evvelde açıklandığı gibi suları, sabit çerçeve alt başlığında açılan bir iç kanalda toplamak mümkündür, bu iç kanala verilecek küçük bir eğimle ve yerine sıkıca oturtulmuş bakır boru ile sızan sular tekrar dışarı akıtılır. Suların, iç kanalda toplanması yerine doğrudan ve beklenmeden dışarı akıtılması da mümkündür. Bunu sağlamak içinde yatay kesitte görülen düşey iç kenardaki kanalı ve buraya sızacak suları telöre alt başlığında dışa açık bir şekilde profillendirmek yeterli olur. Çift kanatlı pencerelerde ortada veya genişliği farklı kanatlarda bir kenara daha yatkın iki kanadın üzerinde iç ve dışta binilerle örtülü kapanış çizgisi bulunur. Genellikle içe göre, sağ kanat sol kanat üzerine örtülüdür. Kapanmayı sağlamak için ispanyolet tiplerinden biri kullanılır. Tek kantlı pencerelerde kavrama ispanyolet kullanılması daha sıkı kapanmayı sağladığı gibi görünüşü de daha sade olur. Pencere, ara dikme ile bölünürse kanatlar bu dikme üzerine kapanır. Bu tertipte, ara dikmenin genişliği mümkün olduğu kadar azaltmak gerekir. Kapanış içi mandal ve benzerleri ile iki kanadın ayrı ayrı kapanmasını sağlamak için kapazlama ispanyolat veya gömme, kavramalı ispanyolet tiplerinden birini kullanmak gerekir

Çift Yüzeyli Pencereler:
Çift yüzeyli pencereler ülkemizde ayrık ayrık ve birleşik olarak üç tip halinde uygulanmaktadır. Çift yüzeyli pencereler ısı ve ses yalıtımını sağlar çift yüzey yerine tek yüzeyli tiplere çeşitli nitelikte çift camlar takarak ısı ve ses korunumunu sağlamak olanağı da vardır.

Ayrık Çift Yüzeyli Pencere:
Bu pencerelerde kanatlar ayrı ayrı açılırlar, kapanırlar, iki cam yüzeyi arası, çeşitli fiziksel şartları yerine getirmek üzere ayarlanır, dışa gelen kanatlar telöre üzerine bağlanır, iç kanatlar, iç kenar kaplaması veya pervaz üzerine bağlıdır. Sıva ve derz örtüsü çıtalarının kullanılmaması halinde görülen ahşap genişliği duvar kenarında azalabildiği gibi iki cam arasında da küçülerek, 82 mm’de 72 mm’ye indirilebilir. Kasa kalınlığını artırarak kanadı doğrudan kasa üzerine faturalarla oturtmakla mümkündür. Bu durum, iç kanadın biraz daha gömülerek iki cam arasının yaklaştırılmasına yarar, ısı yalıtımı bakımından konveksiyonunu önleyici bir tertip elde edilmiş olur. Ayrık çift yüzeyli içe açılan pencerelerde, genişlik ve yükseklikler birbirinden farklı dış pencere küçük iç pencere daha büyüktür. Her iki pencerenin de içe açılması bu farklılığı gerekli kılar. Ayrık ve doğrudan derin telöreye oturan, içe veya dışa açılan kanatlarda bu farklılık yoktur, kanat büyüklükleri aynıdır. Dışa açılan kanatlar özellikle fazla rüzgarlı olan bölgelerde yararlı olur, rüzgar basıncı kanatların telöreye daha sıkı basmasını sağlar ve yalıtıma daha etkili olur. Bu pencerelerde telöre dişsiz duvara oturur . dışa açılan kanatların açık durumda dış duvar yüzeyine paralel gelinceye kadar açılması veya çengeller ayrımı ile yüzey dik tutulması olasılığı vardır. Bu pencerelerde yaz aylarında iç kanatların çıkartılıp tek yüzeyli pencere olarak kullanılması halinde kullanma kolaylığı gibi eskimenin de bir miktar önlenmesi mümkündür. Dışa açılan kanatların rüzgara karşı tam koruyucu olabilmesi için ortada da sabit ara dikmeye dayanması gerekir. İç kanatların aynı dikmeye bastırılması yada normal iki kanatlı bir pencere olarak yapılması olasılığı da vardır. Dışa açılan kanatlar gömme mandal, çengeller veya gömme-kavrama ispanyolet yardımı ile kapatılır.

Birleşik Çift Yüzeyli Pencere:
Birleşik çift yüzeyli pencereler açılıp kapanma kolaylığı ve hemen hemen çift yüzeyli pencerelerin sağladığı ısı korunumunu sağlar daha az ahşapla yapım olanağı vardır. Derin telöreli çift yüzeyli ve kasalı çift yüzeyli pencerelerin aksine yalnız bir ispanyolet takımı ile çalışır. Camlar arsında ki aralık 25-55 mm olabilir. Isı korunumu bakımından en uygun aralık 45-55 mm’dir. Arada hareketsiz kalan hava tabakası ısı kaybını önler. Genellikle olduğu gibi birleşik kanatların kapanma derzleri üç bant halinde bastığında ayrık kanatlılara kıyasla daha az yalıtıcıdır, ancak alt başlıktaki hafif metal profiller ve bütün kanat sabit çerçeveyi saran plastik veya kauçuk bantlar kullanmak, gerek ısı gerekse ses yalıtımı bakımından daha sağlıklı bir bileşik kanatlı pencere yapımına olanak sağlar. Kanatlar yalnız temizlik için birbirinden ayrılır, iki kanadın bir biri üzerine sıkı kapanışı evvelce belirtildiği gibi özel mandallar yardımı ile olur. Pencere kanatları tek yada iki parçadan oluşan bir sabit çerçeveye oturabilir. İki parçalı telörede dış parça, kepenk, panjur gibi elamanların bağlanışı için elverişli mesnetler sağlar. Yalıtımlar konusunda sözü edilen tek yüzeyli pencerelere içten takma kanat eklenerek elde edilen pencerelerde bileşik çift yüzeylerin yerine uygulanabilir.

Sürme Pencereler:
Sürme pencereler genellikle yüzey m2 ’si fazla olan pencerelerdir. Kendi yüzey düzlemleri içinde hareket eder kanatlar ne içe ne dışa sarkmazlar. İstenilen açıklıkta tutulabildiklerinden havalandırma için istenildiği gibi ayarlandırıldığı mümkündür. Bazı sistemlerde, kanatların, her kenarında iyi sıkışarak kapanması nedeni ile rüzgar sızlanmasının önüne geçilebilir. Genel olarak sürme pencerelerin bir bölümü açılabilir. Tümü açılamaz, oldukça komplike detaylar uygulanarak sürme pencereyi düşey yada yatay olarak duvar içine gömmek mümkün olur, ancak maliyet yükselir. Sürme pencereler, kanatların hareketine göre düşey sürme yada yatay sürme olurlar.
Düşey Sürme:
Düşey sürme pencereler iki kanatlı, bazen de üç kanatlı olarak yapılır. Kanatların yatayda birleşim çizgileri ayakta duran yada oturan kimselerin görünüşünü engellemeyecek yükseklikte kalacak biçimde düzenlenir. Tam ve engelsiz bir açılış için düşey sürme-gömme pencereler uygulanır.

Read Full Post »

 

Neden Ahşap?


Ahşap pencere, ahşap kapı Ahşap Kullanılan en eski yapı malzemesidir.Anadolu’da binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir.Üretimi ve işlenmesi için en az enerji gerektiren yapı malzemesidir.Üstün nem ve ısı yalıtımı özellikleri ile yaşanacak en sağlıklı ortamı sunar.

Doğaldır, güzel, dekoratiftir, ferahlık verir. Ömrü PVC nin iki katıdır. Sıcaklık değişimi ile ölçüleri değişmez, bağlantı noktaları zorlanmaz, bina birleşim detayları bozulmaz. Her türlü bakım, tamirat veya renk değişimi mümkündür. Lamine ahşap esneme yapmaz, kırılmaz, çok dayanıklıdır, güvenlidir. Ekonomiktir. Ömrünün 2 kat uzun olasının yanında neye para ödediğinizi görürsünüz. Isı ve ses yalıtımında benzersizdir. PVC Pencere, PVC Doğrama Yapaydır, daral getirir. Ahşap görünümlü olabilir ama ahşap olamaz. Ömrü 20-25 yıldır. Sıcaklık değişiminden etkilenir, içerisindeki taşıyıcı metal profillere göre farklı uzama katsayına sahiptir. Bakım ve tamirat yapılamaz Esnek olduğu için dışarıdan zorlamayla açılabilir. Ucuza mal ettiğiniz PVC nin kendi et kalınlığını ve taşıyıcı metal profillerin et kalınlığını görmeniz mümkün değildir. Isı ve ses yalıtımını arttırmak için profil içerisinde bol odacık, kasa-kanat arasında bol conta gerektirir. Toksittir, zehirlidir. Çevreye zararlıdır.

Ahşap Hakkında Bilmediklerimiz
1-Amerika’daki konutların ortalama % 90 ının,Kaliforniya’da ise %99 unun ahşap olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
2- Amerika’da , 50 m2 lik “panolu” bir ahşap evin kaba montajını; iki işçinin 5 SAATTE, tüm işçiliğini BİR HAFTADA bitirebildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
3- Yine Amerika’da ortalama büyüklük olan ; 92 m2 lik MÜSTAKİL bir ahşap evin kaba yapısının 9815 $ A YANİ ; 106 $ M2 ye bitebildiğini bu hali ile betonarme bir evden % 30 İLA % 50 DAHA UCUZA çıktığını ; halı,seramik, elektrik , sıhhi tesisat ile ısıtma sistemi dahil m2 maliyetinin 97 MİLYON TL Yİ ,EVİN TOPLAM MALİYETİNİN ORTALAMA ; 9 MİLYAR TLYI GEÇMEDİĞİNİ BİLİYOR MUYUZ ?
4- Deprem sigortası priminin beton evlerde ahşap eve göre 5 MİSLİ FAZLA olduğunu ve bütün bu sebeplerden Amerika’da betonarme evde oturmanın bir LÜKS olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
5- Köprülü yalısı 17.YÜZYIL sonlarında inşa edildiğinde Amerika’nın henüz tarihte yer almadığını BİLİYOR MUYUZ ?
6- Şu günlerde İngiltere’de 6 KATLI ahşap sosyal konutların inşa edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
7- Paris’te de 200 M YÜKSEKLİĞİNDE ahşap DOĞAYA SAYGI KULESİnin yapılmakta olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
8- Bunlara karşılık, DÜNYANIN EN BÜYÜK TARİHİ AHŞAP BİNASININ 100 M boyu , sekiz katlı bina yüksekliği ile tam 100 yıldır ayakta olan Büyükada’ki Rum Yetimhanesi olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
9- Betonarmenin ahşaba göre 5 KAT, çeliğin 13 KAT ağır olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
10 100 m2 lik betonarme karkas sistemin yaklaşık 75 ton, 100 m2 lik ahşap karkas sistemin ise 2.5 – 4 ton arasında geldiğini, böylece temele gelen yüklerin 20 ila 30 kere daha az olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
11 1cm Kontra plağın veya ahşap ın 16 cm betonun ısı izolasyon değerine eşit olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
12 Ahşap kullanılarak 1790 DA 108 METRENİN Ren nehrinde “Limmat” köprüsünde geçildiğini, bugün 160 m açıklığın çatılarda rahatça geçilebildiğini ve şu anda 250m nin de geçilmek üzere olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
13 Hesap sonucu çıkan ahşap kesitinin biraz daha büyüğü kullanıldığında, dıştaki kömürleşen tabakanın doğal bir izolasyon sağlayarak iç ahşap ın YANMASINI GECİKTİRDİĞİNİ BİLİYOR MUYUZ ?
14 Belli bir açıklıktan sonra kendini bile taşıyamayan betonun havlu attığını, koruma tedbiri alınmazsa çelik çatının, önce aşırı genleşme yüzünden deforme olarak taşıyıcı özelliğini kaybettiğini 600 DERECEDEN İTİBAREN çökme riski taşıdığını ve bu yüzden 15 DAKİKA içinde çökebildiğini , ısıda genleşmesi sıfır olan ahşap çatının ise yanarak taşıyıcı gücünü kaybedene kadar ORTALAMA BİR SAAT ayakta kalabildiği ve bu yüzden canımızı kurtarabildiğimizi BİLİYOR MUYUZ ?
15 Amerika’nın en büyük ve ünlü yapım firmalarından Skidmore,Ovings&Merrill’in inşa ettiği 120 x 200 m boyutlarında,17.500 kişilik Ütopya salonunun yapımında yine bu yüzden, yani YANGINA DAYANIKLI olması için ahşap ın çeliğe tercih edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
16 1225 de Ren nehrinde inşa edilen Basel köprüsünün 1903 yılına kadar 774 yıl hizmet verdiğini, 13. ve 14.yüzyılda inşa edilen ; ahşap kolon ve çatıları olan Kastamonu: Mahmutbey , Beyşehir: Eşrefoğlu ve Afyon Ulu Camilerinin, özel bir bakıma sahip olmaksızın 600 İLA 700 YILDIR ayakta olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
17 1500 yaşındaki AYASOFYA’da kemerlerin arasındaki gergi çubuklarının en eskilerinin AHŞAP olduğunu, yani dünyanın en ünlü ve eski yapılarından birinin, ASIRLARDIR AHŞABA GÜVENDİĞİNİ BİLİYOR MUYUZ ?
18 20.yüzyılın başında “ömrü sonsuzdur” diye anlatılan betonarmenin fiziki ömrünün, KARBONATLAŞMA VE KOROZYON sorunu yüzünden ortalama 60 YIL olduğunun artık bilimsel olarak kabul edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
19 Ahşap yapılarda yaşayanların FİZYOLOJİK VE PSİKOLOJİK AÇIDAN kendilerini çok daha sağlıklı hissettiklerini , betonarme evlerde ikamete mecbur kaldıklarında rahatsızlandıklarını duymuşsunuzdur. Romatizma, astım, böbrek hastalıkları ve dolaşım bozuklukları üzerinde , BİZLE BİRLİKTE NEFES ALAN AHŞABIN olumlu etkileri olduğunu , buna karşılık betonun ; sürekli RADON GAZI yayarak bedenimiz üzerinde TOKSİK ETKİ yaptığını da BİLİYOR MUYUZ ?
20 RADON ; radyoaktif bir gazdır. Bu yüzden ,akciğer kanserinden ölenlerin % 14 ünün bina içi radona maruz kalanlar olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
21 Bu yüzden Amerika’da, bodrum katı beton olan evlerde RADON GAZI TAHLİYE ASPİRATÖRLERİNİN 24 SAAT ÇALIŞTIĞINI BİLİYOR MUYUZ ?
22 İstanbul’da 398 ev üzerinde yapılan ölçümde 260 BEKARELe kadar değerler bulunmuştur.Bunların tümü beton evlerdir.. Zemini beton olan iki adet ahşap evde ; 10 BEKAREL ölçülmüştür. Zemini de ahşap geleneksel Japon evlerinde yapılan ölçümlerde ise EN ÇOK 2.9 BEKAREL radon ölçülebildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
23 Tünel kalıp tekniği ile betondan imal edilen apartmanlarda duvarlarda da mevcut çift kat hasır demirin arasından mecburen geçen 220 VOLT ELEKTRİK TAŞIYAN TELLER YÜZÜNDEN MANYETİK ALAN OLUŞTUĞUNU, zihinsel ve fiziksel sağlığımızın bu yüzden risk aldığını da BİLİYOR MUYUZ ?
24 Türkiye yüzölçümünün % 26 sının ORMAN ALANIolduğunu, Avrupa ortalamasının da % 27 olduğunu, bu oranla Türkiyenin, Avrupa ülkeleri içinde en büyük orman yüzeyine sahip olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
25 Orman alanlarımızın ÜÇTE BİRİNİN;KIZILÇAM yani, yapı kerestesi olmaya en uygun türlerden olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
26 Buna karşılık orman alanlarımızın % 60 ININ BİLİNÇSİZ BAKIM YÜZÜNDEN BOZUK OLDUĞUNU, dünya ortalaması % 5iken, bizde orman ürünlerimizin % 60 ının yakacak olarak kullanıldığını BİLİYOR MUYUZ ?
27 Dünyada ahşabı inşaat sektöründe kullanan ülkelerde ORMANLARIN KÜÇÜLMEDİĞİNİ , tersine ; bilimsel bir yaklaşım ve bilinçli bir koruma anlayışı ile hızla BÜYÜMEKTE OLDUĞUNU BİLİYOR MUYUZ ?
28 Amerika’da ormanların her yıl kesilen miktarının % 23 Ü KADAR BÜYÜMEKTE olduğunu ,yani kesilen her 100 AĞACA KARŞILIK 123 AĞAÇ yetiştiğini BİLİYOR MUYUZ ?
29 Son yıllara kadar TÜM UZAKDOĞU’nun ; Japonya, Kore, Tayvan , Çin gibi ülkelerin tomruk ihtiyacını karşılayan Amerika’da her sene ormanların , YÜZÖLÇÜMÜ VE AĞAÇ MİKTARININ ,ORTALAMA % 10 ARTTIĞINI BİLİYOR MUYUZ ?
30 Bu bilinçli yaklaşım sırasında , HAŞARATA DAYANIKLI FİZİKİ MUKAVEMETİ YÜKSEK, HIZLI BÜYÜYEN süper ağaçların geliştirildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
31 Yeni dikilen ağaçların, havanın karbondioksitini yaşlı ağaçlara göre çok daha hızlı fiitre ettiğini, böylece GENÇ ORMANLARIN, şehirlerdeki CO2 yoğunluğundan bizi çok daha çabuk kurtarabileceğini BİLİYOR MUYUZ ?
32 Bu yüzden, BİLİNÇLİ KESİM İLE ORMAN YÜZEYİNİ YENİLEMENİN, ekolojik dengenin daha çabuk kurulmasını sağlayacağını BİLİYOR MUYUZ ?
33 Bu sebeplerden “GREEN PEACE”örgütünün tüm dünyada ahşap ın yapıda kullanılmasını desteklediğini BİLİYOR MUYUZ ?
34 Akıllı bir ahşap sanayii ve orman politikası ile, Amerika’daki hızın yarısı olan % 5 BÜYÜME İLE, 14 YILDA orman alanımızı 2 MİSLİ büyütebileceğimizi BİLİYOR MUYUZ ?
35 Depremde bizi öldürenin “SADECE BETONUN AĞIRLIĞI” olduğunu , ahşap evlerde ölüm riskinin sıfıra yakın olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
36 20 yıl önce İstanbul’un kültür mirası olarak korunması projesi içinde İstanbul’a gelen Japon uzmanların , dünyada depreme karşı en dayanıklı yapının OSMANLI AHŞAP KARKAS SİSTEMİ olduğunu söylediklerini BİLİYOR MUYUZ ?
37 Kobe depreminden sonra, BİZİM ASIRLARDIR BİLDİĞİMİZ yöntemlerle sağlamlaştırmayı nihayet akıl ettikleri; ağır çatılı ve çöp bacaklı Japon sisteminin ve hantal kesitli Avrupa sistemlerinin değil , bizim ATAMIZDAN KALMA çapraz çatkılı konstrüksiyona özellikle işaret edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
38 Ekonomik kesitli ve akıllıca çatılmış eski ahşap yapılarımızın sağlamlığını elde edebilmek için ,o yıllarda, “bizim teknolojik bilgimize” sahip olamayan İngiltere’deki eski yapılarda 3 MİSLİ KALINLIKTA ahşap kullanıldığını BİLİYOR MUYUZ ?
39 Kesimlik ormanı olamayan İngiltere’de “ahşap” ithal edildiğinden , diğer yapı malzemelerine göre pahalıdır. Buna rağmen BÜYÜK BİR HIZLA İNŞA EDİLDİĞİNDEN , dolayısı ile çok daha KISA SÜRE KREDİ FAİZİ ÖDENMESİ GEREKTİĞİNDEN ve çok daha YÜKSEK İZOLASYON DEĞERLERİNE ULAŞILABİLDİĞİNDEN ahşap evlerin kargire yani taş ve tuğla evlere tercih edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
40 AHŞABIN ÇELİĞE GÖRE BAKIM MASRAFLARI ÇOK DAHA AZ OLDUĞUNDAN ve KİMYASAL ETKİLENMESİ OLMADIĞINDAN İngiltere’de yüzme havuzlarında ve kimyasal malzeme ambarlarında da tercih edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
41 Amerika’daki eski evlerin % 40 ININ MİMAR VE MÜHENDİS DENETİMİNDE YAPILMADIĞINI VE RİSK TAŞIMADIKLARI İÇİN DE DEPREM SİGORTASINA SAHİP OLMADIĞINI BİLİYOR MUYUZ ?
42 SADECE AHŞAP oldukları için , depreme karşı alınması gereken 32 tedbirin % 30 u eksik olan Kaliforniya evlerinin buna rağmen , Körfez depremine eş büyüklükteki depremde SADECE 25 İNSAN KAYBI verdiğini BİLİYOR MUYUZ ?
43 Sıkı bir denetimin ve sigorta şirketlerinin sorunu çözebileceğini sananların ,Türkiye’de yaklaşık 30 bin mimar ve bir o kadar inşaat mühendisi olduğunu, bunların tümünün sigorta şirketlerinde maaşlı memur olarak çalışmaları halinde bile , Ülkenin ihtiyacı olan YILLIK 500 BİN konut kapasitesini denetlemeye yetemeyeceğini BİLİYOR MUYUZ ?
44 Eldeki insan kaynağı ile denetleme gücüne sahip olamayacağımız itiraf edilen betonarmeyi tekrar aynı hararetle kullanmaya kalkışmanın ve “bu kez sağlam olacak” sözüne inanmanın ASIL VE EN BÜYÜK CİNAYET olacağını artık GÖREMİYOR MUYUZ ?
45 Almanya’da tüm yapıların % 23 ünün , Fransa’da % 17 sinin , Türkiye’de ise % 95 inin BETON OLDUĞUNU BİLİYOR MUYUZ ?
46 Gelişmiş ülkelerin hiç birisinde Türkiye kadar betonlaşma ile karşılaşmanın mümkün olmadığını ve onların bize göre DAHA APTAL olmadıklarını DÜŞÜNMÜYOR MUYUZ ?
47 Çağın gereklerine uygun teknoloji ve mimari çözüm ile inşa edilen ahşap konutların “Türkiye’de de” BETON EVLERDEN DAHA UCUZA çıkabileceğini BİLİYOR MUYUZ ?
48 En basit teknoloji ile bile inşa edilebilen ahşap konutların bize “OTO KONTROL” olanağı verdiğini, dolayısı ile GÜVENLİĞİNİN çok kolay denetlenebileceğini BİLİYOR MUYUZ ?
49 ÜLKEMİZ TOPRAKLARININ % 92 SİNİN DEPREM RİSKİ TAŞIDIĞINI ve nüfusumuzun % 98 inin yani en az 59 milyon kişinin bu tehlike ile her an yüzleşebileceğini BİLİYOR MUYUZ ?
50 Ve bize cevapları bulduracak bölümün son sorusu: Allah’ın vergisi, doğanın hediyesi aklımızın, en azından geleceğini koruyabilmek için, gerekli kararı vermekten, YENİ VE GÜVENLİ ŞEHİRLERİ kurabilmekten aciz olmadığını DÜŞÜNMÜYOR MUYUZ ?

10 Neden Ahşap pencerenin yerini ne tutar?
Ahşaptan vazgeçmemeniz için size en az 10 neden. Ahşap güzeldir. Buna zaten kimsenin bir itirazı yok, herkes ahşabı seviyor. Ama ahşap “gülü seven dikenine katlanır” deyimini geçersiz kılıyor galiba, çünkü dikeni yok. Ahşap pencerenin “güzel” olması görüntüsünden mi yoksa yaptığı görev için “doğru” seçim olmasından mı geliyor acaba? Ahşap pencereler uzun ömürlüdür

İngiliz standartları çam doğramalar için 60 yıl hizmet ömrü veriyor, etrafımızda 100 yıldan beri çalışan pencereler bulmak mümkün. Bize inanmıyorsanız Greenpeace’a (http://archive.greenpeace.org/~toxics/pvcdatabase/productalt.html) sorun PVC pencereler için verdikleri ömür 20-25 yıl. Ayrıca ahşap paslanmaz, korozyona uğramaz, mor ötesi ışınların etkisiyle kırılganlaşmaz.
Ahşap pencereler boyut ve şekil değiştirmez

Ahşap üstün mekanik özelliklere sahiptir. Ahşap ın taşıma gücü, eğrilme ve bükülmeye direnci, ısı değişiklikleri ile boyut değiştirmemesi, onu pencere üretimi için en ideal malzeme yapmaktadır. Örneğin metal doğramalar ısı ile boyut değiştirir ve bu da kasa kanat arasındaki uyumu etkiler, sonuç olarak bir metal doğramanın hava sızdırması 20°C ile 50°C arasında iki kat artabilmektedir. Aynı ısı değişimi ahşap doğramada hiçbir değişiklik yapmaz.
Ahşap pencerelerin bakımı ve tamiri kolay

PVC pencere üreticilerinin “bakım istemez” sloganları çok ilginçtir. PVC ve alüminyum bakım kabul etmiyor ki! Ahşap pencerelerini 5-8 yılda bir boyamanız gerekebilir, ama onu 100 yıl kullanabilirsiniz. PVC pencerenizi ise en fazla 25 yıl sonunda çöpe atmak zorundasınız. En büyük hasara uğramış, çürümüş ahşap pencereyi bile bir marangozun tamir etmesi kolaydır. Çürük kısım kesilip atılır yerine sağlam malzeme eklenir. Ahşap ın vida tutama kabiliyetinin yüksek olması da çok büyük bir avantaj, kolayca bozulan menteşeleri değiştirebilir, pencere kolunu yenileyebilirsiniz.
Ahşap her şekle girer

Ahşap pencereler sınırsız şekil, doku ve renk olanağı sunar. Ayrıca renk değiştirme olanağı tabi, aynı pencereye bakmaktan sıkılırsanız rengini değiştirebilirsiniz.
Ahşap pencereler güvenlidir.

Masif ahşap eğrilip bükülmediği için, rüzgar yüklerine dayanıklıdır. Hızsızlar da ahşap pencereleri sevmezler. Ahşap doğramayı PVC gibi kesmek veya kanadı kasadan ayırmak kolay değildir. Bu sorunu aşmak için ahşap dışındaki pencerelerde karmaşık ve pahalı mekanizmalar kullanılmaya başlanmıştır ama bunlar da henüz yetenekli hırsızlarla baş edememektedir.
Ahşap pencereler ekonomiktir

Bütün yukarıda sayılan özelliklerinden dolayı ahşap pencerelerin ilk yatırım maliyeti bile PVC ve metal pencerelerden daha düşüktür. Fiyat karşılaştırması yaparken çok sık düştüğümüz bir hata var. Karşılaştırma aynı performansı gösteren iki ürün arasında yapılmalıdır. Uzun vadede ise ahşap, alternatiflerine göre çok daha ucuzdur.
Ahşap pencerenin montajı kolaydır

Ahşap hata kabul eder. Kör kasada veya pencerenin kendisinde ufak tefek boyut hataları montaj sırasında sıradan bir marangoz tarafından düzeltilebilir.
Ahşap ısı yalıtımı konusunda şampiyon

Ahşap ın ısı yalıtımı özelliği çelikten 400 kat, alüminyumdan 1800 kat daha fazla. Bir pencerenin ısı yalıtım özelliği sadece çerçeve malzemesine bağlı değil kuşkusuz. Kullanılan camın cinsi, montajı, kasa-kanat arasındaki boşluk, kullanılan metal bağlantı elemanları, pencerenin duvara montajı hepsi çok önemli. Diğer bütün şartlar eşit olduğunda bir ahşap pencerenin ısı yalıtım değeri PVC’den ve ısı köprülü alüminyumdan %10 daha iyi. Çoğunlukla göz ardı edilen en önemli konu ise bir pencerenin kullanım ömrü boyunca bu özellikleri muhafaza etmesi. İşte ahşap ın pencere malzemesi olarak en önemli üstünlüğü bu.
Ahşap kullanmak çevreyi korur

Burada sadece küçük bir örnek verelim. PVC pencere üretimi için, aynı boyutlarda bir ahşap pencereye göre, tam sekiz misli enerji harcıyorsunuz. Üstün ısı yalıtım özellikleri, üretim sürecinde sebep olabildiği çevre kirliliğinin azlığı ve en önemlisi; kaynağının yenilenebilir olması, ahşap pencereyi çevre konusunda rakipsiz kılmaktadır. Daha fazla bilgi için “Neden Ahşap” bölümüne bakabilirsiniz.

Ahşap pencereleri ile başı belada olanların bu yazıyı okurken gülümsedikleri muhakkak, ama okumaya devam edin. Kabahat ahşap ta değil. Kabahat, tasarımda, şartnamede veya üretimde. Ahşap o kadar mükemmel bir malzeme ki, herkes onun bu özelliğine güvenerek, yeterli dikkat ve özeni göstermiyor. Çağımızın gereksinmeleri, ahşap pencere üretiminde de çağdaşlığı gerektiriyor.

Ahşap kaynağı yenilenebilen tek yapı malzemesidir. Bu özelliği, üretimi ve işlenmesi için az enerji istemesi (aynı miktar alüminyumun ellide biri kadar) dönüşebilir olması ve üstün ısı yalıtım özellikleri ile birleştirilince onu çağımızın çevre ve enerji sorunlarına en iyi cevap veren malzemesi yapıyor. Bilinenin aksine ahşap kullanmak ormanların yaşamasını sağlar . Nitekim ahşabı fazla kullanan ülkelerde orman alanları devamlı çoğalıyor. Greenpeace de doğramada ahşabı öneriyor. Ahşap kısa ömürlü değildir .
Telekomünikasyon hatlarında kullanılan ahşap direklerin hizmet ömrü 50 yıl,
Su soğutma kulelerinde kullanılan ahşap dolguların 30 yıl,
Ahşap karayolu köprülerinin 50 yıl,
Önkorumalı çam doğramanın ise 60 yıl. aynı alanlarda beton, çelik ve PVC’nin ömürleri bu rakamların yarısına ulaşmıyor. Pencerelerde ısı kaybı, PVC doğrama ile ahşap doğramaya oranla % 33-35 azalmaktadır!!! ısı-cam’lı ahşap doğramanın U değeri 2.7, PVC’nin ise 3.0′tür. Ahşap doğrama PVC’ye göre %10 daha az ısı geçirir.

Ağaç Cinsinin Seçimi
Ahşap ın bir önemli özelliği de birbirinden farklı binlerce türü olması. Dünyada 20.000′in üzerinde ağaç türü var, iyi araştırılırsa yapılacak işe uygun tür mutlaka bulunur. Ağaç türleri; renkleri, dokuları, sertlikleri, taşıma kabiliyetleri, dayanıklılıkları, boya tutma kabiliyetleri, kurutulma kolaylıkları, lif düzgünlükleriyle birbirlerinden ayrılırlar. Bu konuda yararlanabileceğiniz iki önemli Web-sitesi var. Birincisi Timber Trade Federation . Burada çok sayıda ahşap türü listelendiği halde, verilen bilgiler kısıtlı. İkincisi ise Wood Web . Wood Web’de listelenen ağaç türleri kısıtlı ancak her tür için çok detaylı bilgi verilmiş. Wood Web ayrıca listesine her ay yeni bir ağaç türü ekliyor. Doğrama için en uygun ağaç türü olarak sarı çam kullanılmaktadır.

Ahşap ve Su
Su, ahşaba sadece dışarıdan gelen ya da ağacın su iletme işlevinden artakalan bir yabancı madde değil, onun asıl bileşenlerinden biridir. Ahşaptaki suyun bir miktarı (%25-30 ) ahşap liflerine kimyasal olarak bağlıdır. Ahşaba yöneltilen eleştirilerden biri ahşap ın çalışması, yani ıslanma ya da ortam rutubetinin değişmesi ile boyut değiştirmesidir. “Pencerem döndü iyi kapanmıyor”, ya da “yağmur yağdı şişti açılmıyor” gündelik hayatta sık duyduğumuz şikayetler. Ancak ahşap ın seçimi, kurutulması ve ahşap elemanın tasarımı doğru yapılırsa bu problemler ile karşılaşılmaz. Her malzemenin çalıştığı unutulmamalıdır. ahşap ın boyu ısı değişince uzayıp kısalmaz Ahşap ısı ile boyut değiştirmez, ısı ile yumuşayıp sertleşmez. Sadece suyla ve sadece enine kesitlerde bir çalışma söz konusudur. Suyla bile ahşap boyuna çalışmaz. İşte bu nedenle çok büyük açıklıklar geçmede ahşap, tasarımcıya büyük olanaklar sağlar. Gündüz-gece arasındaki ısı farklarının yarattığı problemleri çözmek için olağanüstü detay çalışmaları yapmak gerekmez. ahşap ın nem ile boyut değiştirirken dönmesi, boyuna kesitinde liflerin düzgünlüğüne dikkat edilerek önlenebilir. Yapılan iş için bu problem çok önemli ise ahşap lamine edilmelidir.

Nem Oranı
Ahşap ın nem oranı (rutubeti), kurutulmuş ağırlığının yüzdesi olarak ifade edilir. Yani, yarısı kuru ahşap lifi ve yarısı da nem olan bir parça ahşap ın nem oranı %100 dür. Bu sebeple, yeşil kerestenin nem içeriği %100 den çok daha fazla olabilir. Yeni kesilmiş ağaç kururken, içerdiği nemin, kuru ağırlığının %30 u miktarına düşmesine kadar asıl boyutlarını korur. Lif doygunluk noktası olarak bilinen bu noktadan itibaren, kurudukça büzülür. Benzer şekilde, kuru ahşaptaki nem maksimum %30 oranına kadar arttığında şişer. Nem oranının, bu oranın üzerine çıkması daha fazla genleşmeye sebep olmaz. Nem hareketi, sehim (aşağı eğilme), burkulma ve çatlama gibi şekil değişikliklerini de beraberinde getirebilir. Ortamın bağıl rutubet değişiklikleri ahşap ın nem oranını ve boyutsal hareketini etkilese de, özellikle dış cephede kullanılan ahşap için asıl etken yağmur sularının ahşap ın içine girmesidir. En önemli yol da enine kesitlere ait yüzeylerdir. Bunlar boyuna kesitlere ait yüzeylerin yüzlerce katı su emme kabiliyetine sahiptirler. Düşük geçirgenliğe sahip türlerde, yatay kesitten suyun girmesi yalnızca hafif ve yerel bir ıslanmaya neden olurken; geçirgenliği yüksek ağaçlarda (yumuşak ahşap larda) nem dağılımı hızlı ve oldukça fazla olmaktadır. Kolaylıkla, %100′ün üzerindeki rutubet seviyelerine ulaşılabilir. Ahşap ne denli dikkatli bir şekilde kurutulursa kurutulsun, nem alması, çürümeye karşı önkoruma işlemi uygulanmış bile olsa, ahşap ın özelliklerinde boya tutma kabiliyetini de etkileyecek değişikliklere sebep olacaktır. Bu nedenle özellikle ahşabın, doğrudan suyla temas halinde olduğu dış cephelerde sıvı suyun geçişine karşı koyan ancak buhar halindeki suyun dışarı doğru çıkışına izin veren mikrogözenekli boyalar kullanılmalıdır.

KURUTMA
Ahşap malzemeden istenen verimin alınabilmesi için uygun nem oranına kurutulmuş olması gerekir. Bu da kurutma işleminin uygun koşullarda ve doğru yapılmasıyla ilgilidir. Su; ağacın hücre boşluklarında serbest durumda, hücre duvarlarında da öz içine nüfuz etmiş olarak bulunmaktadır. Kurudukça, öncelikle serbest su kaybedilir. Yaklaşık olarak %30 nem içeriğinin biraz daha altına kadar lifler doymuş ve şişmiş olarak kalır. Daha sonra kuruma, kademe kademe gelişen çekme olayına neden olur.

Kurutma yöntemleri
Kurutma işlemi açık havada veya fırında gerçekleştirilebilir. Ancak doğal kurutma (havada kurutma) uzun sürede yapılabilen ve koşulları zor bir işlemdir. Özellikle %20′nin altındaki nem içeriklerine ulaşmak için fırında kurutma gerekmektedir. Fırında kurutma işlemi için kullanılan çeşitli yöntemler vardır, ancak işlemin esası tüm yöntemlerde ortaktır ve kurumanın uygun nem oranında kalacak şekilde kontrol edilmesi gerekir. Bu durum, yapay işlemlerde olduğu kadar doğal kurutma için de geçerlidir. Fırında kurutmanın önemli bir ek avantajı ahşapta bulunan reçinenin dışarı atılmasını sağlamasıdır. Bu da boyamada karşılaşılan reçine kusması problemini azaltır. Ahşabın kurutulmasını hemen gerçekleştiren bir yöntem bulunmamaktadır. Uygun işlem için biraz zaman tanınmalıdır, bu zaman genelde haftalarla ölçülür.

Ahşabın Düşmanları
Ahşap en eski inşaat malzemelerinden biridir. İşlenmesi kolaydır, hafiftir, mukavimdir, ses, ısı ve elektrik yalıtımında mükemmel özelliklere sahiptir. Ancak aynı zamanda biyolojik bir madde olan ahşap dış etkenlerle çeşitli bozulmalara uğrar. Ahşaba uygulanacak çeşitli koruma işlemleri onu bu dış etkilere karşı korur. Ahşap ın birçok biyolojik düşmanı da var. Mantarlar, bakteriler, böcekler ve termitler. Bunlardan bazıları ahşabın tamamen yok olmasına bazıları ise sadece görüntü bozukluklarına neden olur. İşte bu özellik acaba kötü mü? Ormanda büyüyen ağaçların hiç yok olmadığını bir düşünün! Ahşap “doğada yok olabilen” bir malzemedir. “Çöpü“ yoktur. İstendiği zaman ona, onu sonsuza kadar yaşatacak tasarım ve teknolojiyi uygulayabilir, istediğimiz zaman da yakabilir ya da çürümeye terk edebiliriz.

Ahşap nasıl kuru tutulur ?
Ahşabı tahrip eden canlıların yaşayıp gelişebilmesi için oksijen, ısı ve suya ihtiyaçları vardır. Bu nedenle ahşap kuru tutulursa (nem oranı %20′nin altında) çürüme belli bir ölçüde kontrol altına alınabilir. Gerçekten de dayanıksız bir ağaç türü olan, akça ağaçtan yapılmış tabutlar Mısır piramitlerinin kuru ve sıcak ortamında günümüze kadar sağlam kalabilmiştir. Eski Türk evlerinde saçakların geniş tutulmasının bir nedeni ahşap cepheyi yağmurun etkisinden korumaktır. Hizmet ömrü boyunca ahşap malzemeyi kuru tutmak çok zordur. Dışarıda kullanılan ahşap, yağışlar nedeniyle, bina içinde kullanılan ise hatalı su tesisatı, akan dam ve yoğunlaşma nedeniyle ıslanıp, rutubeti, çürüme ortamı için uygun bir düzeye kolayca gelebilir. Ahşabın kuru tutulduğunu varsaysak bile yaşayıp gelişmesi için gerekli suyu uzun mesafelerden taşıyan “kuru çürüklük” mantarlarının, termitlerin tahrip edici faaliyetlerini durduramayız. Ahşabı kuru tutmak için başvurulan yöntemlerden biri de yüzeyi su geçirmeyen bir tabaka ile örtmek yani boyamaktır. Ancak, ahşap çalıştığından boya tabakası kısa zamanda çatlar. Bu çatlaklardan giren su ahşap malzemeyi ıslatır ve daha da kötüsü, üzerindeki boya tabakasından dolayı buharlaşıp çıkamayarak mantarların gelişmesi için ideal bir ortamın oluşmasına neden olur. Dış cephede kullanılan ahşaba macun uygulanması ve su buharı geçirimsizliği yüksek boyaların kullanılması bu nedenle sakıncalıdır. Dış cephede ahşabın üzerine macun sürülmemeli ve nefes alan ahşap boyaları kullanılmalıdır.

Yeni Yüzey Koruyucular
Son yüzyilda gelişen kimya endüstrisi olağanüstü özelliklere sahip yeni boyalar, vernikler, poliüretanlar, epoksiler… üretmiştir. Bu ürünlerin çokluğu ve çeşitliliği ise kavram kargaşasına neden oluyor, doğru ürünü seçmemizi zorlaştırıyor. Parke zemini üzerine uygulanacak bir ürünü seçerken aşınmaya karşı dayanıklılığı, dış cephede kullanılacak bir ürünü seçerken ise elastikliği, güneşe dayanıklılığı gibi özelliklerin aranması gerekir. Özet olarak bütün bu yenilikler geleneksel koruma yöntemlerinin sınırlarını zorlayarak ahşap endüstrisinin yeni koruma teknikleri geliştirmesine neden olmuştur.

Güneş, Aşınma ve Boya
Ahşap aslında güzel yaşlanır. Güneşin etkisi ile rengi solar, grıleşir. Rüzgâr ile taşınan toz toprak yüzeyini aşındırır ve aşırı olmadığı zaman hoş bir görüntü oluşur. Ancak bu eskime zamanla güneş ve yağmurun etkisi ile çatlamalara ve elyaf kaybına neden olabilir. Yüzeyde küf oluşabilir, çatlaklarda pislik birikir, çatlağın büyümesi ile içeriye su bile girebilir. Ahşabı bu tür bozulmalardan korumanın yolu yüzeyi bir “yüzey koruyucu” ile kaplamaktır. Biz burada “yüzey koruyucu” deyimini boya, vernik, cila gibi ürünlerin tümü için kullanıyoruz.

Boya Yüzeyi
Doğru yüzey koruyucuyu seçmek için ilk önce yüzeyi neden koruduğumuzu belirlemeliyiz. Ahşap o kadar değişik amaçlara hizmet eden bir malzeme ki bu seçim her zaman o kadar kolay olmayabilir. Ahşap zeminde kullanılacaksa, mekanik darbelere, aşırı aşınmaya karşı dayanıklı poliüretan esaslı malzemeler, dış cephede kullanılacaksa güneşe ve dış ortam şartlarına dayanıklı esnek ve nefes alan dış ortam boyalarını seçmeliyiz. Yüzey koruyucu seçiminde ikinci kriter ise elde edilmek istenen görüntü, ahşabın cinsi ve malzemeyi uygulama olanaklarımıza bağlıdır. Türkiye’de çok sik yapılan bir yanlış ilk önce ahşabın seçilip sonra görüntünün ve rengin belirlenmesidir. Doğrusu bunun tam tersidir. Dış ortamda kullanılacak ahşap malzeme beyaza boyanacaksa mümkün olduğu kadar az reçineli ve az budaklı bir ahşap türü seçilmelidir . Özellikle ahşap cephe kaplamalarında reçineli ve budaklı sari çam, iroko gibi renkli ekstraktif madde (ahşap tan dışarı sızan yabancı maddeler) içeren ağaç türleri üzerinde beyaz ya da açık renk boyalar problem yaratır. Reçine ve ekstraktif maddeler mikro gözenekli (nefes alan) dış ahşap boyalarının üzerine sızarak zamanla cephede lekelerin oluşmasına sebep olur. Bu sızmayı önlemek için boyanın altına macun ve benzeri maddeler kullanılırsa da, bu sefer dışarıya sızmak isteyen reçine macun ile birlikte boyayı kaldırır ve çok alışık olduğumuz “pul pul kabarmış, dökülmüş boya” görüntüsü ortaya çıkar. Reçine sızması ısı derecesi ile doğru orantılı olduğundan koyu renk boyalar yüzeyin daha fazla ısınmasına ve daha fazla yüzeye çıkmasına neden olur. Ancak koyu renk boyalarda lekelenme fark edilmez ve görüntü bozulmaz. Geleneksel “budak yakma” yönteminin boya performansına faydadan çok zararı vardır. Geçerli bir nedeniniz yoksa, dış cephede kullanılan ahşap üzerine hiçbir zaman tamamen şeffaf ve renksiz vernik uygulanmamalıdır . Renksiz ve şeffaf vernikler ahşap yüzeyi mor ötesi ışınların etkisine karşı koruyamazlar. Bu verniklerin bazıları güneşe karşı ultraviyole filtreleri içerirler, ancak bu katkıların ömürleri dış ortamda kullanılan ahşap için yeterli değildir. Bu tür vernik ve cilalar ancak yapı içinde kullanılan mobilyalarda renk değişmesini önleyebilirler. Dış cephede kullanılabilen şeffaf boyalarda muhakkak bir renk vardır. Bunlar, zamanla UV filtresi etkisini kaybetmeyen doğal metal oksit pigmentler içerirler. Yüzey koruyucular ahşaba çeşitli yöntemlerle uygulanabilirler, fırça ile, daldırma ile ya da tabanca ile. Her boya her tür uygulamaya uygun değildir. En iyi sonucu alabilmek için boyanın uygulanacağı ortam, işçiliği yapacakların deneyimleri göz önünde bulundurulmalıdır. Şantiyede tabanca kullanmaktan geniş yüzeyli panellere fırça ile boya yapmaktan kaçınılmalıdır. Göz önünde bulundurulması gereken başka bir konu ise kullanılan boyanın kuruma hızıdır. Nefes alan boya nedir ? Nefes alan boyalar, boyanan yüzeyde suyu geçirmeyen fakat su buharını geçirebilen bir boya tabakası oluşturan ürünlerdir. Bunlar su buharı geçirgenliği yüksek mikro gözenekli boyalar olarak da tanımlanabilirler. Dış ortamda kullanılan ahşabın yağışlar ve havadaki rutubet değişmeleri nedeniyle çalışması ya da ufak bir darbe alması sonucunda yüzeyde oluşabilecek ufak bir çatlak ahşabın ıslanmasına neden olabilir. İşte boya tabakası altındaki ahşabı ıslatan bu suyun kısa sürede kuruması, boyanın ve ahşabın ömrü için çok önemlidir. ahşabın uzun süre ıslak kalması hem boyanın dökülmesine hem de ahşabın çürümesine neden olur. Nefes alan ahşap boyaları örtücü ve şeffaf olabilirler. şeffaf olanlar da renklidir ve büyük oranda doğal metalik pigmentler ihtiva ederler, başka bir deyişle solmazlar. Bu boyalar aynı zamanda ahşaba iyi nüfuz eder ve ahşapla birlikte çalışabilecek esnekliğe sahiptir.

Su esaslı mi, solvent esaslı mi ?
Son zamanlarda su esaslı boyaların moda olması bazı yanlış anlamlara neden oluyor. “Su esaslı boyalar uzun ömürlüdür, solvent esaslılar çabuk bozulur” gibi. Bu varsayım yanlıştır. Bazen solvent esaslı bir ürün su esaslıdan daha uzun ömürlü olabilir. Bu konuda çevre ile ilgili de bazı yanlış varsayımlar mevcut. Su esaslı ürünlerde solventlerin az olması boyama sırasında etrafta bulunan insanların sıhhatleri için artı bir puan kuskusuz. Ancak bazı su esaslı parke cilalarına yeterli sertliği sağlayabilmeleri için karsinojen kimyasallar katılır. Bu nedenle ürünler kendi özellikleri ile değerlendirilmeli, genel varsayımlardan kaçınılmalıdır. Yeni ürünler o kadar karmaşık yapılara sahiptirler ki geleneksel sentetik-selülozik sınıflandırması da artık geçerliliğini yitirmiştir.

Ahşap nasıl kuru tutulur ?
Dış ortam boyalarının dayanıklılığı Bir boyanın, özellikle dış ortamda, hizmet ömrünü saptamak çok zordur. Kaç yıl dayanacağı uygulamaya, ahşabın cinsine ve en önemlisi iklim şartlarına bağlıdır. Bir rakam vermek gerekiyorsa 3-7 yıl denilebilir. Bu boyaların daha önemli bir özelliği hiçbir zaman pullanıp dökülmemesi ve bakımlarının kolay olmasıdır. bazı kuruluşlar, örneğin İngiltere’de TRADA, bu tür boyaları test edip tüketiciye bilgi verirler. Dış ortam boyaları önce yağmur, sıcaklık ve güneşin etkisini taklit eden iklimlendirme etüvlerinde test edilir, ancak asil değerlendirme hakiki saha deneyleri ile yapılır.

Yüzey İşlemleri
Bir boyanın dayanıklılığı, boyanın yapısı kadar uygulandığı yüzeyin özelliklerine de bağlıdır. Dış ortam ahşap boyaları doğrudan temiz ahşabın üzerine sürülmelidir. Bezir yağı, dolgu malzemeleri ve özellikle macun, dış ortam boyalarının en büyük düşmanlarıdır. Genelde son görüntünün düzgün ve pürüzsüz olması istendiğinden boya öncesi planya ve zımpara önerilse de, dış ortamda yüzey ne kadar pürüzlü ise boya ömrü de o kadar fazladır. Kumlanmış ya da sadece şeritten geçmiş dış cephe kaplamaları üzerinde boyanın hizmet ömrü çok daha uzundur. Güneşten etkilenmiş yüzeylerde (solmuş ya da kararmış) boya performansı kötüdür. Ahşap malzeme boyanmadan doğa şartlarında bekletilmemeli, güneşten etkilenmiş yüzeyler ise boyanmadan önce iyice zımparalanarak solmuş ya da kararmış tabaka tamamen kaldırılmalıdır. Budaklardan reçine sızmasını engellemek ya da boya sökmek için yüzeyin yakılması da boyanın hizmet ömrünü azaltır. Yanmış yüzey boyanın ahşaba nüfuz etmesini engeller ve ömrünü kısaltır. Ahşap elemanların üretilmesinde tasarım da her zaman çok önemlidir. Bunun en basit örneği, keskin köselerden kaçınma gerekliliğidir. Ahşap profiller her zaman yuvarlatılmalıdır. Keskin köseler üzerindeki boyanın ömrü yuvarlatılmışa göre çok azdır. Eski ahşap yüzeylerin boyanması Eski ahşap yüzeylere dış ortam ahşap boyaları uygulanmadan önce eski boyanın, özellikle boya yüzeyinde çatlaklar, kabarmalar, dökülmeler varsa, tamamen sökülmesi güneş etkisiyle kararmış ve lif tahribatına uğramış yüzeylerin zımpara ile temizlenmesi gerekir. Eğer eski boyanın ahşap yüzeye tutunması tam ise sadece bir yüzey temizlemesi yeterli olabilir.

boyanın sökülmesi
Mevcut boyanın sökülmesi için çeşitli yöntemler mevcuttur.

Mekanik temizleme
En çok tavsiye edilen yöntem boyanın zımpara ile sökülmesidir. Bu yöntemle hem bütün boyanın sökülmesi sağlanır hem de yeni boyanın uygulanması için sağlıklı bir yüzey hazırlanır.Türkiye’de bu işlem için kullanılan klasik titreşimli ve dairesel zımparalar yüzeyde istenmeyen ve düzeltilmesi zor olan çizikler meydana getirmektedir. zımpara işlemini kolaylaştıran çok çeşitli yeni aletler mevcuttur.

Sıcak hava tabancaları
Ahşap yüzeye zarar vermeyecek ikinci yöntem ise sıcak hava tabancaları kullanmaktır. Sıcak hava tabancaları kullanıldıktan sonra yeni boyanın sağlıklı bir şekilde ahşaba bağlanmasını sağlamak için yüzeyin zımparalanması önerilir.

Yakma
Hızlı bir işlemdir ancak ahşap yüzeyde oluşan yanık bölgeler yeni boyanın tutunmasını olumsuz yönde etkiler.

Boya sökücüler
Yukarıdaki metotların uygulanamadığı yerlerde solvent tipi boya sökücüler kullanılabilir. Kostik içeren boya sökücüler daha hızlı çalışır ancak yüzeyde zararlı kalıntılar bırakabilir. Boya sökücü kullanıldıktan sonra yüzey temiz su veya solvent ile temizlenmelidir. Panjur gibi yapıdan sökülebilen malzemeler için Türkiye için yeni bir yöntem ise özel solventlere daldırmadır.

Ahşap Hakkında Teknik Bilgiler
Ahşap Hakkında Teknik Bilgiler Yorum yok »AHSAP HAKKINDA TEKNİK BİLGİLER Çürüme ve böcek tahribatının iyileştirilmesi
Boya söküldükten sonra çürümüş ya da elyafı zayıflamış bölümler tamir edilmeli ve yüzeye fırça ile bir önkoruma maddesi uygulanmalıdır.Yeni boya uygulanmasından önce koruyucu maddenin kuruması beklenmelidir.

Read Full Post »

Ahşap Kapı

Kapı

Kapıcı

Kapılar

Ahşap Kapı

Camlı Ahşap Kapı

Camlı Ahşap Kapılar

Camlı Ahşap Kapı Fiyatları

Giriş Ahşap Kapı

Giriş Ahşap Kapılar

Giriş Ahşap Kapı Fiyatları

Dış Ahşap Kapı

Dış Ahşap Kapılar

Dış Ahşap Kapı Fiyatları

Oda Ahşap Kapı

Oda Ahşap Kapılar

Oda Ahşap Kapı Fiyatları

İç Ahşap Kapı

İç Ahşap Kapılar

İç Ahşap Kapı Fiyatları

Ucuz Kapı

Ucuz Kapılar

Ucuz Ahşap Kapı

Ucuz Ahşap Kapılar

Toptan Kapı

Toptan Kapılar

Toptan Ahşap Kapı

Kapı Satıcısı

Kapı Satıcıları

Ahşap Kapı Satıcısı

Ahşap Kapı Satıcıları

Kapı Fiatı

Kapı Fiyatı

Ahşap Kapı Fiatı

Ahşap Kapı Fiyatı

Ahşap Kapı Fiatları

Ahşap Kapı Fiyatları

Ucuz kapı Fiatları

Ucuz Kapı Fiyatları

Toptan Kapı

Kapı Toptancıları

Ahşap Kapı Toptancıları

Toptan Kapılar

Toptan Ahşap Kapı

Toptan Ahşap Kapılar

Toptan Ahşap Kapı Fiatı

Toptan Ahşap Kapı Fiyatı

Tosya Kapı

Tosya Kapısı

Tosya Kapıları

Tosya Ahşap Kapı

Tosya Ahşap Kapılar

Tosya Ucuz Kapı

Tosya Ucuz Kapılar

Tosya Ucuz Ahşap Kapı

Tosya Ucuz Ahşap Kapılar

Tosya Toptan Kapı

Tosya Toptan Kapılar

Tosya Toptan Ahşap Kapı

Tosya Toptan Ahşap Panel Kapılar

Tosya Kapı Satıcıları

Tosya Kapı Toptancıları

Tosya Ahşap Kapı Satıcıları

Tosya Ahşap Kapı Toptancıları

Tosya Kapı Fiatı

Tosya Kapı Fiyatı

Tosya Kapı Fiyatı

Tosya Kapı Fiatları

Tosya Kapı Fiyatları

Tosya Ahşap Kapı Fiatı

Tosya Ahşap Kapı Fiyatı

Tosya Ahşap Kapı Fiyatı

Tosya Ahşap Kapı Fiatları

Tosya Ahşap Kapı Fiyatları

Tosya Ucuz Kapı Fiatı

Tosya Ucuz Kapı Fiyatı

Tosya Ucuz Kapı Fiatları

Tosya Ucuz Kapı Fiyatları

Tosya Ucuz Ahşap Kapı Fiatı

Tosya Ucuz Kapı Ahşap Kapı Fiyatı

Tosya Ucuz Ahşap Kapı

Tosya Ucuz Ahşap Kapılar

Tosya Toptan Kapı

Tosya Toptan Kapılar

Tosya Toptan Ahşap Kapı

Tosya Toptan Ahşap Kapılar

Tosya Kapı Satıcıları

Tosya Ahşap Kapı Satıcıları

Tosya Kapı Üreticileri

Tosya Ahşap Kapı Üreticileri

Tosya Kapı İmalatı

Tosya Ahşap Kapı İmalatı

Ahşap Kapı Üreticileri

Ahşap Kapı İmalatcıları

http://www.kalfasanahsap.com

Read Full Post »